İNCELENEN KARARIN;
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelendi;
Katılan ... vekilinin 25/01/2016 havale tarihli dilekçesinde sanık hakkında görevi kötüye kullanma suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karara itiraz ettiği ve mercince itirazın reddine karar verilerek bu kararın kesinleştiği, katılan vekilinin ayrıca zimmet suçuna ilişkin temyiz isteminde bulunmadığı anlaşıldığından, incelemenin sanık müdafin zimmet suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarıyla sınırlı olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Başakşehir Ticaret Meslek Lisesinde müdür vekili olarak görev yapan sanığın okul aile birliği adına yönetim kurulu kararı olmadan harcamalar yaptığı, gelir ve harcamalar arasında 7.295,00 TL fark oluştuğu ve sanığın bu parayı zimmetine geçirdiği iddia ve kabul edilen somut olayda; maddi gerçeğin hiçbir kuşkuya yer vermeyecek şekilde ortaya çıkarılması açısından, sanığın, hükümden sonra sunduğu 22/07/2020 havale tarihli dilekçesinde belirttiği Büyükçekmece 5. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/186 Esas ve 2017/256 Karar sayılı dosyasının getirtilmesi ve okul aile birliğinin hesabında bloke olması nedeniyle kayıt dışı ödemeler yaptığını ve bazı esnafların fatura kesmediğini savunması karşısında, soruşturma aşamasında beyanları alınan ...,... ile sanık müdafin 07/10/2014 tarihli dilekçesinde isimlerini bildirdiği ...,...'ın tanık sıfatıyla duruşmaya çağrılarak dinlenilmelerine müteakip dosyanın tüm ekleriyle birlikte yeni bir bilirkişi heyetine tevdi ile sanığın uhdesinde birliğe ait para bulunup bulunmadığı, varsa toplam tutarının saptanması hususlarında rapor alındıktan ve 5831 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Milli Eğitim Bakanlığı-Okul Aile Birliği Yönetmeliğinin 12/a maddesi uyarınca Okul Aile Birliği yönetim kurulu üyesi olarak görev yapan ve söz konusu Yönetmeliğin 19. maddesine göre tek imza ile para çekme yetkisi de bulunmayan, birliğe ait paralar üzerinde muhafaza ve gözetim sorumluluğu olmayan sanığın eylemlerinde yasal tevdi unsurunun bulunup bulunmadığı da karar yerinde tartışıldıktan sonra sonucuna göre hukuki durumunun ve suç niteliğinin takdir ve tayini gerektiği gözetilmeden, eksik araştırma ve yerinde olmayan gerekçeyle yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre de;
Sanığın zimmetine geçirdiği kabul edilen 7.295,00 TL'nin, suç tarihindeki ekonomik koşullara ve Dairemiz uygulamalarına göre, değer azlığı sınırında kalması nedeniyle sanık hakkında TCK'nin 249. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
Anayasa Mahkemesinin TCK'nin 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin 24/11/2015 tarihinde yürürlüğe giren 08/10/2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal Kararının değerlendirilmesi lüzumu,
Suçu 5237 sayılı Yasa'nın 53/1-a maddesindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işlediği kabul edilen sanık hakkında aynı Kanun'un 53/5. maddesi uyarınca hak yoksunluğuna hükmedilmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
Sanık hakkında mahkumiyet hükmü kurulmuş olması karşısında, kamu davasında kendisini vekille temsil ettiren katılan idare lehine hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin nazara alınmaması,
Kanuna aykırı, sanık ... müdafin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA 26/05/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.