Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre, sanık ... müdafiinin, sanığa yükletilen özel belgede sahtecilik ve iftira eylemleri ile ilgili verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararlara itiraz ettiği, Kayseri 1. Ağır Ceza Mahkemesince 17/01/2014 tarih ve 2014/98 D. İş sayılı kararla itirazlarının reddine karar verildiği, verilen bu kararın kesin olduğu dosya ve UYAP kapsamında yapılan inceleme neticesinde anlaşıldığından, sanık ...'e yükletilen tehdit suçundan verilen mahkumiyet hükmüyle sınırlı olarak dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1-TCK'nın 106. maddesinin 2/b fıkra ve bendinde düzenlenen tehdidin, "kişinin kendisini tanınmayacak bir hale koyması suretiyle" işlenmesiyle ilgili nitelikli şeklinin, müştekinin failin kim olduğunu tespit edemediği hallerde uygulanabileceği gözetilmeden, sanığın daha önceden müştekinin iş yerine hakaret içerikli mektup bırakması nedeniyle müştekinin sanıktan şikayetçi olmasından sonra, müştekiye faks gönderilmesi ve bu faks içeriğinde "Karakola vermiş olduğun ifadeden vazgeçecek, şikayetini geri alacaksın, yoksa senin için hiç iyi olmaz, ... bir telefonumla fabrikanın önüne bir araba adam yığarım, dövdürürüm seni" yazılı olması ve böylelikle bu faksı sanığın gönderdiğinin müşteki tarafından anlaşılabilecek durumda olması karşısında, "sanığın gönderdiği faks yazısının altında herhangi bir imza yada isim yazmamış olduğu, ayrıca faksı gönderirken tanınmamak için şapka takıp yüzünü atkıyla kapattığı" gerekçesiyle, aynı maddenin birinci fıkrasının ilk cümlesi yerine, yazılı şekilde hüküm tesisi,
2-Sanığın eyleminin TCK'nın 106/1. maddesinin 1. cümlesinde düzenlenen suçu oluşturduğunun kabul edilmesi halinde ise,
02/12/2016 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 34. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK'nın 253. maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre uzlaşma hükümleri yeniden düzenlenmiş ve sanığa isnat edilen TCK'nın 106/1. maddesi kapsamındaki tehdit suçunun uzlaştırma kapsamında bulunduğu anlaşılmış olmakla, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 2 ve 7. maddeleri de gözetilerek, uzlaştırma işlemi uygulanarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun bu kapsamda tekrar değerlendirilip belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
3-Kabule göre de;
TCK’nın 61. maddesindeki ölçütler ve aynı Kanunun 3. maddesindeki “fiilin ağırlığı ile orantılı ceza verilmesi ilkesi” çerçevesinde somut olay açıkça irdelenerek, dosyaya yansıyan bilgi ve deliller birlikte değerlendirilip, denetime olanak verecek ve somut gerekçeler de gösterilmek suretiyle ilgili yasa maddesindeki alt ve üst sınırlar arasında takdir yetkisinin kullanılması gerekirken, "suçun işleniş biçimi, işlenmesinde kullanılan araçlar, işlendiği zaman ve yer, sanığın kastının yoğunluğu, suç konusunun önem ve değeri" gibi maddedeki bazı ibarelerin tekrarlanması suretiyle, sanık hakkında temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak tayini,
Kanuna aykırı ve sanık ... müdafiinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden tebliğnameye uygun olarak, HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 19/06/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.