Mahkumiyet

Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:

Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir. Ancak;

1-Sanığın babası müşteki ...'yi farklı zamanlarda birden çok kez tehdit ettiğinin; olay günü de annesi müşteki ... ve babası müşteki Gazi'yi bıçakla tehdit ettiğinin iddia ve kabul edilmesi karşısında, silahla tehdit suçundan hüküm kurulurken zincirleme suç hükümleri gereği TCK'nın 43/2. maddesi gereğince temel ceza artırıldıktan sonra, yine temel ceza üzerinden TCK'nın 43/1. maddesi uyarınca artırım yapılarak bulunacak miktarın önceki cezaya ilavesiyle sonuç cezanın saptanması gerektiği düşünülmeden, yazılı şekilde hüküm kurulmak suretiyle ceza tayini,

2-Temel ceza alt sınırdan belirlendiği halde; TCK'nın 43. maddesi uygulanırken 1/4 yerine gerekçe gösterilmeksizin 1/2 oranında arttırım yapılması,
Kanuna aykırı, sanık ...'in temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, HÜKMÜN 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozma sonrası kurulacak hükümde 1412 sayılı CMUK'nın 326/son maddesi uyarınca ceza miktarı bakımından sanığın kazanılmış haklarının saklı tutulmasına, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 08/09/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.