Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Davacı vekili dava dilekçesinde; İstanbul 7. İcra Müdürlüğü'nün 2012/65 sayılı dosyasında ...'e karşı başlatılan takibin kesinleştiğini, buna rağmen tahsilat yapılamadığını ve aciz durumunun söz konusu olduğunu, borçlunun ...İlçesi, .... Mahallesi, 2707 parsel sayılı taşınmazdaki 1/2 hissesini 26.12.2011 tarihinde diğer davalıya devrettiğini ve bu işlemin iptale tabi olduğunu belirterek İİK 277 vd. maddeleri uyarınca tasarrufun iptali ile anılan gayrimenkul üzerinde cebri icra yetkisi tanınmasını talep etmiştir.
1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; yetkinin borçlunun yerleşim yeri veya tasarrufun yapıldığı yer mahkemelerine ait olduğunu, aciz halinin bulunmadığını, bedeli karşılığında taşınmazı satın aldığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
2.Davalı ...; davaya cevap vermemiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dosyanın takipsizlik nedeniyle 5. celse işlemden kaldırıldığı, İİK 281. maddesine göre tasarrufun iptali davalarının basit yargılama usulüne tabi olduğu, HMK madde 150 gereğince basit yargılama usulüne tabi davaların ancak bir kez işlemden kaldırılabileceği gerekçesiyle davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davanın iki kez takipsiz bırakılmış olması nedeni ile İlk Derece Mahkemesince 26.05.2016 tarihinde açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerektiği halde yanılgılı değerlendirme ile işlemden kaldırılmasına kararı verilmesi ve devam eden hatalı yenileme işlemleri doğrultusunda davaya devam edilmesi usul ve yasaya aykırı olduğundan İlk Derece Mahkemesince bu hata fark edilerek dosyada 2 kez işlemden kaldırma kararı verildiğinden HMK'nın 320/4. maddesi gereğince davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesinde ve kararın niteliğine göre karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 7. maddesine göre, vekalet ücreti belirlenmesinde isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; davanın 26.05.2016 tarihli duruşmasına taraflarınca katılım sağlandığını, harcın tamamlanmaması halinde davanın esastan reddinin talep edildiğini, bu nedenle davanın taraflarınca takip edildiğinin açık olduğunu, davacı tarafından dava takip edilmemekte ise de dava konusu olaya ilişkin kesin hüküm verilerek davalı ...'un koruma altına alınması adına dosyanın taraflarınca takip edilmiş olup düşürülmediğini belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
Uyuşmazlık, İİK 277 ve devamı maddelerine göre açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı ... vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Açıklanan sebeplerle;
Davalı ... vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalı ...'a yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
14.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.