a)5237 sayılı TCK.nun 207/1,62. maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin.
b)5237 sayılı TCK.nun 209,43,62,53/1. maddeleri uyarınca 1 yıl 15 gün hapis cezası ve hakkında hak yoksunlukları uygulanmasına ilişkin.
1-Sanık hakkında "özel belgede sahtecilik" suçundan verilen hükme yönelik temyiz itirazının incelenmesinde;
Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığın suçunun sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin, cezayı artırıcı nedenin bulunmadığı, azaltıcı sebebin ise nitelik ve derecesi takdir kılınmış, savunmaları inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş ve incelenen dosyaya göre verilen hükümde bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA,
2- Sanık hakkında "açığa imzanın kötüye kullanılması" suçundan verilen hükme yönelik temyiz itirazına gelince;
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ve kovuşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanık müdafiinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; ancak:
a) 5237 sayılı TCK'nun 43. maddesinin uygulanabilmesi için "bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda bir kişiye karşı aynı suçun birden fazla işlenmesi" gerektiği, sanığın, suça konu üç belgeyi de aynı anda Asliye Hukuk Mahkemesi'nde açtığı tapu iptali ve tescil davasında delil olarak ibraz ederek kullanması şeklindeki eyleminde, TCK'nun 43/1. maddesi uyarınca fiilin aynı anda işlendiğinin kabul edilmesi gerekliliği karşısında; zincirleme suç hükümlerinin uygulanamayacağı gözetilmeden, yazılı şekilde, suçun zincirleme şekilde işlendiğinin kabulü ile temel cezanın TCK.nun 43. maddesi uyarınca arttırılması suretiyle fazla ceza tayini,
b) Sanığa eylemi nedeniyle uygulanan kanun maddesinin 5237 sayılı TCK'nun 209. maddesi olarak yazılmak sureti ile fıkra numarasının kararda gösterilmemesi,
Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 17.06.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.