Taraflar arasında görülen davada Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 21/05/2013 tarih ve 2013/71-2013/91 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı ... vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı ... ile evli oldukları 1995 yılında (X) isimli senaryoyu yazdığını, treatman yazarı olarak müvekkilinin adı belirtilerek Fransa'nın Montpellier Festivali'nde ödül kazanıldığı, davalı ...’in müvekkilinin senaryosunu kullanarak ve jenerikte kendisini senaryo yazarı göstererek "...." isimli filmi yaptığını, oysa ki senaryonun müvekkiline ait olduğunu, diğer davalının da filmin yapımcısı olduğunu, müvekkilinin eser sahibi olarak mali ve manevi haklarının ihlal edildiğini ileri sürerek, FSEK’nın 68. maddesi gereğince eser bedeli 6.000 TL’nın 3 katı 18.000 TL’nın, FSEK’nın 70. maddesi gereğince 10.000 TL manevi tazminatın ihtarnamenin tebliği tarihi 30.03.2000 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsilini, tecavüzün ref’ini, hükmün ilanını talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, eser niteliğinde olmayan treatmanı müvekkili Yeşim ve davacının birlikte hazırlandığını, treatmanın katıldığı proje yarışması niteliğindeki Montpellier Festivali'nde müvekkilinin yapmayı planladığı filmin yönetmeni olarak ödül aldığını ve daha sonra kendi orijinal senaryosunu yazarak "...." filmini yaptığını, dava tarihinde 1 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğunu, treatmanın senaryodan bağımsız olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, uyulan Dairemiz bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, treatmanın eser sahibinin davacı olduğu kabul edilerek bozmadan önceki son bilirkişi raporunda tespit edilen 5.000 TL'nin FSEK 68. madde gereğince 3 katı arttırılarak 15.000 TL maddi tazminatın 03/04/2000 tarihinden yürütülecek faizi ile birlikte her iki davalıdan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, kesinleşen konularda yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmiştir.
Kararı, davalı ... vekili temyiz etmiştir.

1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

2- Davacı dava dilekçesinde, FSEK'nın 68. maddesi gereğince maddi tazminat, aynı kanunun 70. maddesi gereğince manevi tazminat taleplerinin yanı sıra tecavüzün ref'ini ve hükmün ilanını da talep etmiş, bozmadan önce verilen 05.02.2009 tarihli kararda tecavüzün ref'ine yönelik talebin reddine karar verilmiş ve Dairemiz bozma ilamının 1. bendi uyarınca da bu talep yönünden karar kesinleşmiştir. Dairemiz bozma ilamına yerel mahkemece uyulmuş olmasına ve temyize konu kararın 1 nolu bendinde “kesinleşen konularda yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına” karar verilmiş olmasına rağmen reddedilen tecavüzün ref'i talebi yönünden kendisini vekille temsil ettiren davalı yararına vekalet ücreti takdiri yapılmamıştır. Tecavüzün ref'i talebinin reddine karar verilmesine rağmen davalı yararına vekalet ücretine hükmedilmemesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiş ise de, bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK’nın 438/7. maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.

Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının Reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, hüküm bölümüne "reddedilen tecavüzün ref'i talebi yönünden davalı kendisini bir vekille temsil ettirdiğinden 1980,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine” ibaresinin eklenmesine, ve Hükmün bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 17/06/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.