a) Sanıklardan ... ve ... hakkında rüşvet verme, ..., ..., ..., ... ve ... hakkında rüşvet alma suçlarından beraat,
b) Sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında rüşvet alma suçundan dönüşen icrai davranışla görevi kötüye kullanma ve bu suça azmettirme suçlarından kurulan hükmün açıklanmasının geri bırakılması,
c) Sanıklardan ..., ..., ..., ... ve ... hakkında rüşvet alma, ..., ..., ... ve ... hakkında rüşvet verme suçlarından, ... hakkında bu suçlara aracılık etmeden mahkumiyet.

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi;
Sanıklar ... ve ... müdafilerin tayin olunan ceza miktarları itibarıyla yasal koşulları bulunmayan duruşmalı inceleme istemlerinin 5320 sayılı Yasa'nın 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'un 318. maddesi gereğince ayrı ayrı REDDİNE, sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararların, CMK'nın 231/12. maddesi karşısında itiraza tabi olup, temyizi mümkün bulunmadığından, aynı Kanun'un 264. maddesi de gözetilerek O yer Cumhuriyet savcısının temyiz talebinin itiraz mahiyetinde kabulü ile mercince değerlendirilip gerekli kararın verilmesi mümkün görüldüğünden dosyanın bu yönden incelenmeksizin mahalline İADESİNE, tebliğname başlığında isimlerine yer verilen sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında kurulan hükümlere yönelik temyiz talebinin bulunmadığı ve ... hakkında hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verildiği gözetilerek, başvurularının kapsamına göre incelemenin; O yer Cumhuriyet savcısının sanıklardan ... ve ... hakkında rüşvet verme, ..., ..., ... ve ... hakkında rüşvet alma suçlarından verilen beraat hükümlerine, sanıklar ve müdafilerin mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz istemleri ile sanık ... müdafin vekalet ücretine münhasır temyiz talebiyle SINIRLI ve DURUŞMASIZ olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:

1-Sanık ... hakkında rüşvet alma suçundan verilen beraat hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;

Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 14/4. maddesinde yer alan "Beraat eden ve kendisini vekil ile temsil ettiren sanık yararına Hazine aleyhine maktu avukatlık ücretine hükmedilir" biçimindeki düzenleme nazara alınarak, kendisini vekaletnameli avukat ile temsil ettiren ve beraatine karar verilen sanık ... lehine vekalet ücreti takdir edilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı, sanık müdafin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu hususun yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanun'un 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasına ''Kendisini vekille temsil ettiren sanık ... için karar tarihindeki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca takdir edilen 3.600 TL maktu vekalet ücretinin Hazineden alınarak adı geçen sanığa verilmesine,'' ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

2-Diğer sanıklar hakkında kurulan tüm hükümlere yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde ise;
Kamu görevlisi olmayan sanıklar hakkında idari yaptırım uygulanmasını gerektiren durumların bulunduğuna dair tespit yapılmaması nedeni ile sanıkların meşru zeminde bulunduklarının kabulü gerekeceği, bu itibarla kamu görevlisi olan sanıklara yüklenen rüşvet alma isnadının suç tarihinde yürürlükte olan ve sanıklar lehine bulunan 5237 sayılı TCK'nın mülga 257/3. maddesinde düzenlenen görevinin gereklerine uygun davranmak için çıkar sağlama, kamu görevlisi olmayan sanıklara yüklenen rüşvet verme eylemlerinin ise TCK'nın 40/2. maddesi uyarınca özgü suç niteliğindeki bu suça azmettirme veya yardım etme suçlarını oluşturacağı, bu suçun kanunda öngörülen cezasının üst sınırı itibarıyla aynı Kanun'un 66/1-e ve 67/4. maddelerinde belirlenen 8 yıllık asli ve 12 yıllık ilaveli dava zamanaşımı sürelerine tabi olduğu, son suç tarihi olan 07/08/2010 ile inceleme günü arasında ilaveli dava zamanaşımı süresinin dolduğu anlaşılmakla, 5237 sayılı TCK'nın 7/2 ile 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddeleri de gözetilmek suretiyle CMUK'un 321. maddesi uyarınca hükümlerin BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Yasa'nın 322/1 ve 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddeleri gereğince sanıklar hakkında açılan kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle ayrı ayrı DÜŞMESİNE 29/09/2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.