İhaleye fesat karıştırma suçundan tüm sanıklar hakkında beraat, tehdit suçundan sanık ... hakkında mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi;
İhaleye fesat karıştırma suçundan katılan sıfatını alabilecek surette zarar görmüş olan Hazinenin kanun yoluna başvurma hakkının bulunması ve hükümlerin vekili tarafından temyiz edilmesi karşısında, CMK'nın 260/1 ve 3628 sayılı Yasanın 18. maddelerinin verdiği yetkiye dayanılarak sanıklar hakkında bahse konu suçtan açılan kamu davalarına CMK'nın 237/2. maddesi hükmü uyarınca katılmasına, incelemenin sanık ... hakkında tehdit suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik sanık ve müdafin, tüm sanıklar hakkında ihaleye fesat karıştırma suçundan kurulan beraat hükümlerine yönelik katılan ... ve katılan ... vekillerinin temyiz itirazlarıyla sınırlı olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Tüm sanıklar hakkında ihaleye fesat karıştırma suçundan kurulan beraat hükümlerine yönelik katılanlar ... ve Hazine vekillerinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Delilleri takdir ve gerekçesi gösterilmek suretiyle verilen beraat hükümleri usul ve kanuna uygun olduğundan yerinde görülmeyen katılanlar vekillerinin temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA,
Sanık ... hakkında tehdit suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde ise;
Cezaevinde olan ve duruşmadan bağışık tutulma talebi de olmayan sanığın son oturuma getirtilmeyerek yokluğunda karar verilmek suretiyle CMK'nın 193 ve 196/2. maddelerine aykırı davranılması ve savunma hakkının kısıtlanması,
Hükümden sonra 02/12/2016 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 34. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK'nın 253. maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre uzlaşma hükümleri yeniden düzenlenmiş ve sanığa isnat edilen TCK'nın 106. maddesi kapsamındaki tehdit suçunun uzlaştırma kapsamında bulunduğu anlaşılmış olmakla, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7/2. maddesi de gözetilerek, uzlaştırma işlemi uygulanarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun bu kapsamda tekrar değerlendirilip belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ve müdafin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA 09/07/2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.