Eylem cinsel saldırı kabul edilerek şikayetten vazgeçme nedeniyle kamu davasının düşmesi

İlk derece mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle başvurunun muhtevası nazara alınarak dosya tetkik edildi.
5271 sayılı CMK'nın 260/1. maddesine göre, katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunanlar için kanun yolunun açık olduğu, Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 19.10.2010 gün ve 2010/9-149 Esas, 2010/205 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere, mağdurenin katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar gördüğü konusunda araştırma yapmayı gerektirecek bir tereddüt bulunmadığı, mağdurenin kovuşturma evresinde şikayetçi olduğu ve yaş küçüklüğü nedeniyle tayin edilen vekilin hükmü temyiz ederek katılma iradesini ortaya koyduğu anlaşıldığından, 5271 sayılı CMK'nın 237/2. maddesi gereğince mağdure ...’in katılan, vekilinin de katılan mağdure vekili olarak davaya kabulüne karar verildikten sonra gereği görüşüldü:
Mağdurenin aşamalardaki çelişkili ifadeleri, savunma ile bunu doğrular nitelikteki tanık Dilek’in beyanları, doktor raporu ve tüm dosya içeriği nazara alındığında, kayden 07.10.1997 doğumlu olup mahkemece tashih edilen doğum tarihine göre olay günü on altı yaşı içerisinde bulunan mağdureye araç içinde herhangi bir cebir, tehdit, hile veya iradeyi etkileyen neden olmaksızın cinsel istismarda bulunan sanığın eyleminde 5237 sayılı TCK’nın 103/1. maddesinde düzenlenen suçun kanuni unsurları itibarıyla oluşmadığı gözetilerek beraatine karar verilmesi gerekirken suç vasfının tayininde yanılgıya düşülerek, eylem cinsel saldırı kabul edilip, şikayet yokluğu nedeniyle kamu davasının düşmesine hükmedilmesi,
Kanuna aykırı, katılan mağdure vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, 08.07.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.