Mahkumiyet

Gereği görüşülüp düşünüldü:
1-5237 sayılı TCK.nın 268/1. maddesinde düzenlenen başkalarına ait kimlik veya kimlik bilgilerini kullanma suçunun oluşabilmesi için işlediği suç nedeniyle kendisi hakkında soruşturma ve kovuşturma yapılmasını engellemek amacıyla, başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılarak soruşturma ve kovuşturma işlemlerinin kimlik bilgileri verilen mağdur hakkında yapılmasına neden olunması gerekir. Bir adli soruşturma ya da kovuşturma işlemi olmaksızın kimlik bilgilerinin gizlenmesi amacıyla başkalarına ait kimlik bilgilerinin kullanılması ve verilen kimlik bilgilerine göre resmi belge düzenlenmesi halinde TCK.nın 206. maddesinde düzenlenen resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyanda bulunma suçu oluşur.
Bu kapsamda somut olay incelendiğinde; depoda hırsızlık yapıldığının ihbar edilmesi üzerine ... plaka sayılı aracın Milas İlçe Emniyet Müdürlüğü görevlileri tarafından Milas İlçesinde durdurulduğu, araç içerisinde bulunan yukarıda açık kimlik bilgileri yazılı ...'ın yanında kimlik olmaması nedeniyle öz kardeşi olan mağdur ...'ın kimlik bilgilerini ibraz ettiği ve 26.12.2015 tarihli yakalama ve muhafaza altına alma tutanağını ... olarak imzaladığı, yakalanan şahıs ...'ın ... kimliği ile Bodrum Asayiş Büro Amirliğine teslim edildiği, burada yapılan araştırmada gerçek kimlik bilgilerinin tespit edildiği ve mağdur hakkında herhangi bir suç soruşturması yapılmadığı, yalnızca yakalama tutanağının tanzim edildiğinin anlaşılması karşısında; sanığın eyleminin bir bütün olarak TCK.nın 206. maddesinde tanımlanan "resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan" suçunu oluşturacağı gözetilmeden, başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçundan yazılı şekilde hüküm kurulması yasaya aykırı,

2-Anayasa Mahkemesi'nin, 02.08.2022 gün ve 31911 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 21.04.2022 gün ve 2020/87 Esas, 2022/44 sayılı kararı ile; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'na 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun'un 31. maddesiyle eklenen geçici 5. maddenin (d) bendinde yer alan "...kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış..." ibaresinin "...seri muhakeme usulü..." yönünden Anayasaya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiş olması ve yargılama konusu suçun seri muhakeme usulüne tabi olması karşısında, sanık hakkında 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 250. maddesinde düzenlenen seri muhakeme usulünün uygulanabilmesi için yerel mahkemece dosyanın Cumhuriyet Başsavcılığı'na tevdi edilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeksizin hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, 28.09.2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.