Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün BOZULMASINA ilişkin olarak daireden verilen 21.03.2012 gün ve 2011/762 Esas ve 2012/1981 Karar sayılı ilamın karar düzeltme yoluyla incelenmesi davalı Hazine tarafından istenilmekle, dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında 116 parsel sayılı 636.000 m2 yüzölçümündeki taşınmaz vergi kaydına ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak davacı ... adına tespit edilmiş; Kadastro Komisyonunca davalı Hazine itirazı kabul edilerek taşınmazın A harfi ile gösterilen 106.000 m2 bölümünün davacı ... ve B harfi ile gösterilen 530.000 m2 bölümünün davalı Hazine adına tespit edilmesi üzerine Davacı ... vergi kaydına ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak taşınmazın tamamının adına tapuya tescili istemiyle dava açmıştır. Mahkemece davanın reddine, dava konusu 116 parsel sayılı taşınmazın 14.12.1966 tarihli Komisyon Kararı gibi tapuya tesciline karar verilmiş; davacı ... mirasçıları tarafından temyiz edilmekle; “davacı fen bilirkişisi tarafından düzenlenen 26.08.2010 tarihli ek rapor ve haritada 116 parsel sayılı taşınmazın N harfi ile gösterilen 6.000 m2 bölümünün vergi kaydı kapsamı ve AA harfleri ile gösterilen 100.000 m2 bölümü ile B, C, D, E, F, G, H, K, L, M harfleri ile gösterilen her biri 100 dönümü geçmeyen bölümlerin kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak davacı adına geriye kalan bölümlerinin Hazine adına tapuya tesciline karar verilmesi ” gerekçesiyle hüküm bozulmuştur .
Ne var ki; dava konusu taşınmaz bir bütün olarak tespit edilmiş Hazine'nin itirazı üzerine Kadastro Komisyonunca vergi kaydı ve zilyetlikle kazanılabilecek miktar davacı adına, miktar fazlası ise Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı da taşınmazı bütün olarak adına tescili istemiyle dava açmıştır. Mahkemece AA, B, C, D, E, F, G, H, .../.K, L, M ve N harfleri ile gösterilen bölümlerin ekilip biçilen alanlar geriye kalan bölümün ise ekilmeyen alan olduğu belirlenmiştir. Bu durumda davacı zilyetliğinde olan her bir bölümün ayrı taşınmaz olduğu ve her bir bölümünde 100.000 m2 yüzölçümünde taşınmazın zilyetlikle kazanılabileceğinin kabulü mümkün değildir. Hal böyle olunca yerel mahkeme kararının onanması gerekirken maddi yanılgıya dayalı olarak sehven bozulduğu anlaşıldığından davalı Hazine'nin karar düzeltme talebinin kabulü ile Dairemizce verilen 21.03.2012 gün ve 2011/762-2012/1981 E.K sayılı ilamın ORTADAN KALDIRILMASINA,
3402 Sayılı Kadastro Kanununun 14.maddesi hükmüne göre, kural olarak bir kişi aynı çalışma alanında sulu toprakta 40 ve kuru toprakta 100 dönüm belgesizden taşınmaz iktisap edebilir. Dava ve temyize konu 116 parsel sayılı taşınmazın N harfi ile gösterilen 6.000 m2 bölümünün vergi kaydı kapsamı olarak ve tespit tarihine göre AA harfleri ile gösterilen 100.000 m2 bölümünün kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak davacı adına tesciline karar verilmiştir. Davacı tarafın belgesiz zilyetlikten alabileceği miktarın kendisine verildiği dikkate alındığında geriye kalan bölümlerinin ise 3402 Sayılı Kadastro Kanununun 14.maddesinde yazılı kısıtlamalar gözönünde bulundurularak Hazine adına tapuya tesciline karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Bu nedenler ve hükümde gösterilen diğer gerekçelere göre davacı ... mirasçılarının yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile hükmün ONANMASINA, peşin alınan harcın mahsubu ile geriye kalan 4,00 TL harcın hükmü temyiz eden davacı ... mirasçılarından alınmasına, 24.12.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.