SUÇLAR: Tehdit, kasten yaralama, mala zarar verme

HÜKÜMLER: Mahkumiyet, beraat

Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre katılan kurum vekilinin temyiz isteğinin vekalet ücretine yönelik olduğu belirlenerek dosya görüşüldü:

Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;

1-Sanık ...'ye yükletilen kasten yaralama eyleminden kurulan mahkumiyet hükmünün temyizinde;
Sanık ...'ye yükletilen kasten yaralama eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,
Cezanın kanuni bağlamda uygulandığı,
Anlaşıldığından sanık ...'nün ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla, tebliğnameye uygun olarak TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKMÜN ONANMASINA,

2-Sanık ...'ye yükletilen mala zarar verme eyleminden kurulan mahkumiyet hükmünün temyizinde;
Kendisini vekille temsil ettiren katılan kurum lehine, CMK’nın 325/1 ve karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 14/1. maddeleri uyarınca vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı, katılan kurum vekilinin temyiz iddiaları bu nedenle yerinde görüldüğünden, hükmün BOZULMASINA, bu aykırılık yeniden duruşma yapılmasına gerek olmaksızın düzeltilebilir nitelikte olduğundan, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. madde ve fıkrası aracılığıyla 1412 sayılı CMUK'nın 322. maddesi uyarınca; hükme "karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 2. Bölümüne göre 1500 TL maktu vekalet ücretinin kendisini vekil ile temsil ettiren katılan kuruma verilmesi" ibaresinin eklenmesi suretiyle, tebliğnameye uygun olarak HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

3-Sanık ...'ye yükletilen tehdit eyleminden kurulan beraat hükmünün temyizinde ise;
Soruşturma aşamasında sanığın eşi olan mağdur ...'in ve sanığın kardeşinin eşi olan mağdur ...'in ifadelerinde, sanık ...'nin silahla tehdit eylemini gerçekleştirdiğini beyan etmelerine rağmen duruşmada şikayetlerinden vazgeçtiklerini söyleyerek ifadelerini değiştirmeleri, mağdur ...'in kendisini bıçakla öldüreceğinden korktuğu için evinin penceresinden atlayarak kemik kırığı oluşacak şekilde yaralanmasına sebep olan sanık hakkında sanıktan korktuğu için pencereden düştüğünü söyleyerek şikayetçi olmadığı ancak daha sonra sanığın kardeşi olan ...'nün '' olayın pencereden düşme değil, sanığın karısı Kifayet'i pencereden attığı'' şeklinde dilekçe vermesi üzerine olayın ortaya çıktığının anlaşılması ve kabulü karşısında; daha sonra sanık ile barıştığını ve birlikte yaşamaya devam ettiğini ifade eden sanığın eşi mağdur ...'in ve tanık Hilal'in sanığı suçtan kurtarmaya yönelik olduğu anlaşılan yargılama aşamasındaki beyanlarına itibar edilmek suretiyle delillerin takdirinde yanılgıya düşülerek sanığa yükletilen silahla tehdit suçundan mahkumiyet yerine, beraat kararı verilmesi,
Kanuna aykırı, sanık ...'nün ve o yer Cumhuriyet savcısının temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden tebliğnameye uygun olarak, HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 25/05/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.