Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Sanığa yükletilen tehdit eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,
Anlaşılmış ve ileri sürülen başkaca temyiz nedenleri yerinde görülmediği gibi, hükmü etkileyecek oranda hukuka aykırılığa da rastlanmamıştır.
Ancak;
Sanık hakkında tekerrüre esas alınan ... 3. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 21/11/2013 tarihli, 2012/918 esas ve 2013/607 karar sayılı dosyasında 07/05/2014 tarihli ek kararla, kesinleştirme işleminin usulüne uygun olmadığı gerekçesiyle infazın durdurulmasına karar verildiği ve UYAP sisteminden yapılan kontrolde sanığın temyizi üzerine anılan kararın Yargıtay 3. Ceza Dairesi'nin 2016/1827 esas numaralı ilamıyla 22/09/2016 tarihinde kesinleştiği anlaşılmakla, dava konusu suçun, tekerrüre esas alınan ilamın kesinleşme tarihinden önce işlenmesi nedeniyle tekerrüre esas olmayacağı ve sanığın sabıkasında başkaca tekerrüre esas bir ilam da bulunmadığından sanık hakkında TCK'nın 58. maddesinin uygulanamayacağının gözetilmemesi,
Kanuna aykırı ve sanık ...'ın temyiz iddiaları yerinde görüldüğünden, hükmün bu nedenle BOZULMASINA, 5320 sayılı Kanunun 8/1. madde ve fıkrası aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesi uyarınca bu aykırılık, yeniden yargılama yapılmasına gerek olmaksızın düzeltilebilir nitelikte bulunduğundan, temyiz edilen kararın açıklanan noktasının; tebliğnameye aykırı olarak, “tekerrür hükümlerinin uygulanmasına ilişkin kısmın” çıkartılması suretiyle sair yönleri usul ve kanuna uygun olan HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 25/05/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.