Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle,başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre, sanık hakkında temyiz isteminin sanık ... hakkında kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik olduğu belirlenerek dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre, adli sicil kaydında tekerrüre esas sabıkası bulunan sanık hakkında TCK’nın 58. maddesinin uygulanmaması aleyhe temyiz olmadığından bozma konusu yapılmamıştır.
Ancak;
1-Sanığın tüm aşamalarda suçlamayı reddetmesi ve olaya ilişkin tanık beyanının da bulunmaması karşısında, müşteki duruşmada dinlenilerek ve kendisine karşı hangi sanığın hangi eylemde bulunduğu da açıkça tespit edilerek sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeden eksik inceleme ve yetersiz gerekçe ile hüküm kurulması,
2-Kabule göre de;
Sanığın yakalama kararı ile alınan, 16.06.2013 tarihli savunmasında, lehe olan hükümlerin uygulanmasını talep etmesi karşısında, TCK'nın 62. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususunda herhangi bir değerlendirilme yapılmaması,
Kanuna aykırı ve sanık ...’nın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, HÜKMÜN 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 18/06/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.