Tebliğname No: 11 - 2013/172779

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Üst C. Savcısının 18.05.2009 tarihli temyiz isteğinin 06.03.2009 tarihinde sanık hakkında elektrik enerjisi hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik olduğu,mühür bozma suçundan kurulan hükme yönelik Üst C. Savcısının temyiz isteğinin bulunmadığı, dairemizin 24.07.2012 tarihli iade kararından sonra sanık hakkında karşılıksız yararlanma suçundan ceza verilmesine yer olmadığına dair karar verildiği ve bu kararın kesinleştiği, mühür bozma suçundan kurulan hükme yönelik sadece sanığın temyiz isteminde bulunduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
Katılan kurumun yazısında, belli aralıklarla evrakların imha edilmesi nedeni ile arşivde bulunan mühürleme tutanaklarının bir kısmının kaybolması nedeniyle mühürleme tutanağının bulunmadığı ancak, 2002-2005 yıllarında genel mühürleme yapıldığından toplu mühürleme sebebiyle mühürsüz hiçbir sayacın bulunmadığının bildirilmiş olması ve dosya içerisinde herhangi bir mühürleme belgesinin bulunmaması karşısında, sanığın beraati yerine yasal ve yerinde olmayan gerekçeyle hükümlülüğüne karar verilmesi,
Kabule göre de;
Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 03.02.2009 tarih ve 2008/11-250 2009/13 sayılı kararında da kabul edildiği gibi, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinde nazara alınacak zararın maddi zarar olduğu, manevi zararı kapsamadığı, olayda katılan kurumun tazminat istemi bulunmadığı gibi dosyaya yansıyan maddi bir zararın da belirlenemediği ve sanığın sabıkasının da bulunmadığı gözetilerek; 5271 sayılı CMK’ nın 231. maddesinin 6. fıkrasının (b) bendi uyarınca, kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işleyip işlemeyeceği hususunda oluşacak kanaate göre hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılamayacağına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden; “... zarar giderilmediğinden ...” şeklinde, yasal olmayan, yetersiz gerekçeyle sanık hakkında aynı kanunun 231/5. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı BOZULMASINA, 16.06.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.