Çocuğun cinsel istismarı suçundan mahkumiyet diğer atılı suçtan kurulan hükmün açıklanmasının geri bırakılması

İlk derece mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle başvurunun muhtevası ve inceleme tarihine kadar getirilen kanuni düzenlemeler nazara alınarak dosya tetkik edildi.
Her ne kadar sanık ...’in yokluğunda verilen hüküm, sanığın dosyaya ibraz edilen rapora göre özürlü olan eşine 07.01.2014 tarihinde tebliğ edilmiş ve sanığın kanuni süresinden sonra temyiz ettiği anlaşılmış ise de, anılan tebligatın usulsüz olması nedeniyle temyiz isteminin süresinde olduğu kabul edilerek evrak incelendi.
Sanık hakkında tehdit suçundan dolayı 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 231/5. maddesi gereğince verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın aynı Kanunun 231/12. maddesi gereğince itirazı kabil kararlardan olup temyiz yeteneğinin bulunmadığı ve sanığın anılan hükme yönelik temyiz istemi CMK'nın 264. maddesine göre itiraz kabul edilerek bu hususta gerekli kararın mahallinde merciince verilmesi gerektiği anlaşıldığından, incelemenin çocuğun cinsel istismarı suçundan kurulan hükümle sınırlı yapılmasına karar verildikten sonra gereği görüşüldü:
Tüm dosya içeriği nazara alındığında sanığın, olay günü mağdureye karşı fiziksel temas içeren eyleminin kısa süreli, ani ve hareketler yönünden kesiklik göstermesi nedeniyle 5237 sayılı TCK'nın 103/1. maddesinin ikinci cümlesinde tanımlanan sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçunu oluşturduğu ve mahkemenin alt sınırdan temel cezayı belirleyip, gerçekleştirilen kanun değişikliğiyle anılan fiil için öngörülen ceza miktarında değişiklik yapılmadığı anlaşıldığından, bu husus bozma nedeni yapılmamış ve hükümden sonra 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesi ile ilgili olarak 24.11.2015 tarihli, 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı ilamıyla verilen iptal kararının infaz aşamasında nazara alınması mümkün görülmüştür.
Muhakeme safahatını yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede, iddia ve savunma ile tüm delillerin eksiksiz olarak kararda gösterildiği, hükmedilen cezanın nevi ve miktarı itibarıyla kanuni sınırlar içinde tayin edildiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz talebinin reddiyle hükmün ONANMASINA, 08.07.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.