Davacı, kıdem, ihbar tazminatı, fazla çalışma ücreti, vergi ücreti alacağı, genel tatil ücreti, izin ücreti, kötüniyet tazminatı alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 01.01.1995 tarihinden 2009 yılı Kasım ayına kadar davalı işyerinde çalıştığını, müvekkilinin son aldığı maaşın 584,00 TL olduğunu, modelist yardımcılığı görevini yürüttüğünü, son zamanlarda ... hayatı çekilmez hale getirecek şekilde sürekli bağırma azarlama ve hakaret içeren sözlerle ezici bir tavır sergilendiğini, görevi dışında işlerde çalıştırıldığını, müvekkilinin yıllık izinlerini kullanmadığını belirterek kıdem ve ihbar tazminatı, fazla çalışma alacağı, genel tatil alacağı, izin alacağı vergi alacağı ve kötü niyet tazminatının davalıdan tahsili talep etmiştir.
Davalı vekili, davacının modelist yardımcısı olmadığını, bütün işleri yapmak olarak görevlerinin belirlendiğini, davacıya tüm alacaklarının ödendiğini, davacının kendi isteği ile işten ayrıldığını, buna ilişkin dilekçe verdiğini, bu sebeple kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanmadığını, çalışma hayatında tatsızlıkların olabileceğini, bilgisayarın bozulmasında doğal olarak işverenin bu durumu normal karşılamadığını, ancak işverenin hiçbir suretle davacıya hakaret içeren sözler sarfetmediğini, davacının sadece bu durumdan huzursuz olduğunu, davacının istifa dilekçesinde ondört yıl boyunca huzurlu ve güvenli çalıştığını belirttiğini, bu sebeplerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, davacının yazılı beyanında ileri sürdüğü hususların tanık beyanları ile doğrulandığını, davacının ... sözleşmesinin işverenin bilgisayarın arızalanması üzerine davacı ve arkadaşı üzerinde baskı kurduğu, bölümünü değiştirdiği, odalarının boşlatma gibi eylemler yapması sonucu sona erdiğini, ... sözleşmesinin haklı sebeplerle davacı işçi tarafından sona erdirildiği, davacı işçinin kıdem tazminatı talep hakkının bulunduğu, ancak ... sözleşmesini fesheden taraf olarak ihbar tazminatı talep hakkının bulunmadığını, davacının, fazla mesai yaptığı, bu çalışmalara karşılık gelen ücretin ödendiğinin davalı işverenlikçe ispatlanamadığı belirterek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacının bozma kapsamı itibariyle fazla çalışma yapıp yapmadığı konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Ücret bordrolarına ilişkin kurallar burada da geçerlidir. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp ispatlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.
Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın yazılı belgelerle ispatlanamaması durumunda tarafların, tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille yapılabilir.
Bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda, işçinin bordroda belirtilenden daha fazla çalışmayı yazılı belge ile ispatlanması gerekir. İşçiye bordro imzalatılmadığı halde, fazla çalışma ücreti tahakkuklarını da içeren her ay değişik miktarlarda ücret ödemelerinin banka kanalıyla yapılması durumunda, ihtirazi kayıt ileri sürülmemiş olması, ödenenin üzerinde fazla çalışma yapıldığının yazılı delille ispatlanması gerektiği sonucunu doğurmaktadır.
Somut uyuşmazlıkta, davacı tanıkları fazla çalışma ücretlerinin ödendiğini söylemişlerdir. Bordrolarda fazla mesai tahakkuku yapılmamış olması ücretinin ödenmediğine karine oluşturur ise de ödendiği yazılı delil ya da yeminle ispatlanabilir. Davalı işveren fazla çalışma ücretlerinin ödendiğine dair davacıya yemin teklif etmiştir. Davacı yemininde bir kısım fazla çalışma ücretlerinin ödendiğini ancak ödenmeyen fazla çalışma ücretinin ne kadar olduğunu bilmediğini söyleyerek, ödenmeyen fazla çalışma ücretini muğlak bırakmıştır. Davacı ödenen ve ödenmeyen miktarı somutlaştırmaktan kaçınmaktadır. Davalının teklif ettiği yemin davacı tarafından tam olarak ... edilmiş sayılamaz. Bu sebeple davacı yemini ... etmekten kaçınmakta olduğu anlaşılmakla bunun sonucu olarak yemin teklif edilen vakıanın konusunu ikrar etmiş sayılması gerekmektedir. Bu durumda davacının fazla mesai alacağını aldığının kabulü gerekirken fazla çalışma ücretine hüküm kurulması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Hükmün yukarıda açıklanan sebeple BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek olması halinde ilgiliye iadesine, 24.12.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.