Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.

Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.

Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Davacı, 17.12.2004 tarihinde davalı bankada çalışmaya başladığını, ... sözleşmesinin 4857 sayılı ... Kanunu'na aykırı olarak fesh edildiğini, feshe konu olayla ilgili Şanlıurfa Cumhuriyet Başsavcılığında soruşturmanın devam ettiğini, yapılan bu haksız feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı, bankanın çalışanı olan davacının kendi kusurundan dolayı bankayı 120.000 TL ekonomik kayba ve maddi zarara uğratmış bulunduğunu, ... verenin bu olaydan dolayı Şanlıurfa Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunduğunu, hazırlık soruşturmasını devam ettiğini, yapılan feshin haklı nedene dayandığını, açılan davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece dairemizce yapılan inceleme sonrası verilen bozma kararına uyularak yapılan yargılamada aldırılan bilirkişi raporuda değerlendirilerek davalı bankanın zarara uğramasında davacının kusurunun bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

Karar davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında, ... sözleşmesinin feshinin haklı sebebe dayanıp dayanmadığı uyuşmazlık konusu olup, normatif dayanak 4857 sayılı ... Kanunu’nun 25. maddesidir.
Somut olayda davacı, davalı bankada veznedar olarak görev yapmaktadır. Yargılama sırasında dinlenen davalı tanık beyanları ile dosya kapsamı dikkate alındığında, davacının kimliği belirsiz bir kişiye hatalı şekilde 120,000 TL ödemede bulunduğu, bu özensiz davranışı sonucu davalı bankanın zarara uğradığı anlaşılmaktadır. ... sözleşmesinin davalı işveren tarafından haklı nedenle feshedildiğinin kabulü gerekir. Davacının işe iade isteğinin reddi gerekirken, yazılı gerekçe ile kabulü hatalı olmuştur.
Belirtilen nedenlerle, 4857 sayılı Kanun'un 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.

Yukarıda açıklanan gerekçe ile;

1-Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,

2-Davanın REDDİNE,

3-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,

4-Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 60,00 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,

5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 1.200,00 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

6-Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine, kesin olarak 24.12.2012 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.

Davacının hizmet sözleşmesi usulsüz bankacılık işlemleri nedeni ile feshedilmiştir. Dosyada mübrez ... A. Ş. Teftiş Kurulu Başkanlığı tarafından ve bozmadan sonra mahkemece alınıp karara gerekçe yapılan uzman bilirkişi raporunda, olayın daha ziyade parayı çekmeye gelen firma yetkilileri ile parayı alarak şubeden kaçan 3. kişi arasında el ve işbirliği ile olabileceği, para çekme dekontunda firma yetkilisi ... ...'ın imzası bulunduğu, davacının ödeme yapmadan önce kendisinin bir üst amiri konumunda olan banka çalışanı Menderes ...'ı telefonla arayarak ... aldığı, Şanlıurfa Cumhuriyet Başsavcılığının 2008/1469 sayılı kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair 12.02.2010 günlü kararı, CD görüntüleri, tanık anlatımlarından kusurunun bulunmayıp görevini özensiz yaparak savsamak suretiyle neden olduğu işlemin ... sözleşmesinin geçerli nedenle feshedilmesi şartlarını oluşturduğu anlaşılmaktadır. O nedenle, Sayın çoğunluğun davacının eylem ve işleminin ... sözleşmesinin davalı tarafça haklı nedenle feshi doğurur görüşüne katılamıyorum. 24.12.2012