Davacı, kıdem, ihbar tazminatı, yıllık izin ile fazla çalışma ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.

Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.

Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Mahkemece davanın kabulüne dair verilen kararı davalı vekili temyiz etmiş ise de, davacı vekili 05/12/2012 havale tarihli dilekçesi ile davadan feragat ettiğini bildirmiştir.
Feragat, 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 91. maddesinde, taraflardan birinin davadaki neticei talebinden vazgeçmesi olarak tanımlanmış; 95. maddede ise, feragatin, kesin hükmün sonuçlarını doğuracağı açıklanmıştır. Feragat, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 307. ve devamı maddeleri uyarınca da davayı sonuçlandıran usulü bir işlemdir ve keza 311. maddesinin ilk cümlesinde de feragatin kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurduğu belirtilmiştir.
Hükmün kesinleşmesinden önceki herhangi bir aşamada davadan feragat edilebilir. Temyiz edilen karar, usul hukuku çerçevesinde kesinleşmiş olmadığından, bu aşamada davadan feragat mümkündür.
Somut olayda, davacı vekili, davadan feragat ettiğini açıkça ve koşulsuz olarak bildirdiğinden, bu beyan çerçevesinde işlem yapılması zorunludur.
11.04.1940 gün ve 1939/15 esas, 1940/70 sayılı İçtihadı Birleştirme kararı ile Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 05/10/2012 gün, 2012/17-429 esas, 2012/679 kararı uyarınca, hükümden sonra ortaya çıkan ve temyiz incelenmesine usulen engel oluşturan bu durumun yerel mahkemece değerlendirilip karara bağlanması için hükmün bozulması gerekmiştir.

Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, nisbi temyiz harcının istek halinde temyiz eden tarafa iadesine, 24/12/2012 gününde oyçokluğu ile karar verildi.

Davadan feragatin temyiz aşamasında gerçekleşmesi halinde öncelikle davadan feragatin karara bağlanması gerekmekte olup Hukuk Muhakemeleri Kanunu Yönetmeliği'nin 57. maddesine göre, hükmün kesinleşmesinden önce davadan feragat halinde dosya üzerinden bu konuda yerel mahkemesince ek karar verilmesi öngörüldüğünden davacının davadan feragati hakkında bir karar verilmek üzere dosyanın yerel mahkemesine geri çevrilmesine karar verilmesi gerektiği kanaati ile sayın çoğunluğun bozma yönündeki görüşüne iştirak etmiyoruz.24.12.2012