SUÇLAR: Tehdit, hakaret
HÜKÜMLER: Düşme
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
A-Sanık hakkında hakaret suçundan kurulan hükmün temyizinde;
Takibi şikayete bağlı olan hakaret suçundan dolayı sanık hakkında verilen kamu davasının düşmesine dair kararın sanığın yüzüne karşı verildiği ve sanığın bu hususu temyize getirmemesi nedeniyle şikayetten vazgeçmeyi zımni olarak kabul ettiğinin, TCK’nın 73/6. maddesindeki “Kanunda aksi yazılı olmadıkça, vazgeçme onu kabul etmeyen sanığı etkilemez” şeklindeki düzenlemenin sanık lehine olduğunun anlaşılması karşısında; 1412 sayılı CMUK’nın 309. maddeleri uyarınca sanık yararına olan hukuk kurallarına aykırılığın, hükmün sanık aleyhine bozdurulması için Cumhuriyet savcısına bir hak vermeyeceği anlaşıldığından, 5320 sayılı Kanunun 8/1 ve 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddeleri uyarınca o yer Cumhuriyet savcısının tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ İSTEĞİNİN REDDİNE,
B-Sanık hakkında tehdit suçundan kurulan hükmün temyizine gelince;
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1-Sanığın, mağdura “sizi bu binaya gelirseniz öldürürüm, nasıl girebiliyorsanız girin, ben size yapacağımı biliyorum, bunu yanınıza koymam'' şeklinde sözler ile tehdit ettiğinin iddia edilmesi karşısında, eyleminin TCK’nın 106/1. maddesinin 1. cümlesinde tanımlanan mağdurun vücut bütünlüğüne yönelik bir saldırı gerçekleştirme niteliğinde olduğu halde, aynı maddenin 2. cümlesinde düzenlenen sair tehdit olarak kabul edilerek, şikayetten vazgeçme nedeniyle düşme kararı verilmesi,
2-Bozmaya uyularak, eylemin TCK'nın 106/1-1. cümle kapsamında kaldığının kabul edilmesi durumunda ise ;02/12/2016 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 34. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK'nın 253. maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre uzlaşma hükümleri yeniden düzenlenmiş ve sanığa isnat edilen TCK'nın 106/1. maddesi kapsamındaki tehdit suçunun uzlaştırma kapsamında bulunduğu anlaşılmış olmakla, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 2 ve 7. maddeleri de gözetilerek, uzlaştırma işlemi uygulanarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun bu kapsamda tekrar değerlendirilip belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
3-Kabule göre de; Olayın tek görgü tanığı olan ...’nın, bilgi ve görgüsüne başvurulmadan yargılamaya devamla hüküm kurularak CMK'nın 210. maddesine aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş, o yer Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 12/06/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.