Hükümlülük ve müsadere

Suç tarihi itibari ile sanık hakkında tayin edilen temel adli para cezasının 450 TL'den fazla olamayacağı gözetilmemiş ise de; kazanılmış haktan söz edilerek sonuç adli para cezasının 375 TL olarak belirlendiği anlaşılmakla bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.
Yerinde görülmeyen sair itirazların reddine, ancak:
1- 6136 sayılı Yasaya aykırılık suçundan hüküm kurulurken 5237 sayılı TCK.nun 7. maddesinde suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanun hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanunlar uygulanır ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9/3 mad- desinde de "lehe olan hüküm önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenir" hükmü karşısında; anılan yasanın 50. maddesinin, 647 sayılı Yasanın 4. maddesine göre lehe seçenek yaptırımlar taşıdığı gözönüne alınıp 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesine uygun olarak karşılaştırma ve belirleme yapıldıktan sonra karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı biçimde hüküm kurulması,

2- Kabule göre de 765 sayılı TCK.nun 59. maddesi uyarınca cezadan indirim yapılırken olumlu görülmek suretiyle dayanak alınan “sanığın kişiliği ve suçun işleniş özelliği”, 5271 sayılı CMK.nun 231 ve 647 sayılı Yasanın 4 ve 6. maddeleri yö- nünden ise olumsuz olarak değerlendirilmek suretiyle uygulanmamalarına karar verile- rek çelişkiye neden olunması,
Yasaya aykırı sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş oldu- ğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi gereğince istem gibi (BOZULMASINA), 06.10.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.