Dava dilekçesinde fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak 2.000,00 TL alacağın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davacı vekili; müvekkilinin işçilik alacaklarının tahsili amacı ile dava açmak için Avukat olan davalı ... ile anlaştığını, anlaşma gereği dava sonucunda davalının %15 avukatlık ücreti alacağının kararlaştırıldığını, Elmadağ Asliye (İş) Hukuk Mahkemesinin 2004/318Esas sayılı dosyası ile açılan davanın kabulüne karar verildiğini, ilamın infazı için ... 8. İcra Müdürlüğünün 2007/11078 Esas sayılı dosyası ile yapılan icra takibinde davalının aldığı miktarın yarısını uhtesinde tuttuğunu ve fazla vekalet ücreti tahsil ettiğini belirterek şimdilik 2.000 TL'nin davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; davanın zamanaşımı yönünden, olmadığı takdirde esastan reddini dilemiştir.
Mahkemece; “Talep BK 61 maddesinden kaynaklanan istirdat talebidir ve BK 66 maddesinde belirtilen 1 yıllık zaman aşımına tabidir. Bu nedenle icra dosyasına yatırılan paradan davacıya 09/06/2008 tarihinde ödeme yapıldığı, BK 66. maddesi Hükümleri gereğince bu tarihten itibaren 1 yıllık zamanaşımı süresi geçtikten sonra 11/05/2010 tarihinde iş bu davanın açıldığını, davalının zamanaşımı ilk itirazının yerinde olduğu anlaşılmakla davanın zamanaşımı nedeni ile reddine karar verilmiştir” gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Somut olayda, davacı ile davalı arasındaki ilişki vekalet sözleşmesine dayanmakta olup Borçlar Kanunu 126/4 mad. gereğince vekalet aktinden doğan bütün davalar 5 yıllık zamanaşımı süresine tabidir.
Mahkemece bu yön gözetilmeden, hukuki ihtilafın yanılgılı yorumu ile davanın sebepsiz zenginleşmeye dayalı alacak olarak kabulü ve BK.nun 66. maddesi uyarınca 1 yıllık zamanaşımı süresinin geçmiş olması nedeniyle davanın reddi doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 06.10.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.