Mühür bozma suçundan sanık ...'nun yapılan yargılanması sonunda; mahkümiyetine dair, ... 1. Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 02.05.2008 gün ve 2004/1228 Esas, 2008/174 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay’ca incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay C.Başsavcılığından tebliğname ve Yüksek 4. Ceza Dairesi'nden gönderme kararı ile daireye verilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Sanığın 10.12.2003,08.04.2004 ve 19.04.2004 tarihlerinde yapılmış olan mühürleri aynı suç işleme kararı ile bozarak inşaata devam ettiğinin anlaşılması karşısında eyleminin zincirleme mühür bozma suçunu oluşturduğunun gözetilmemesi karşı temyiz bulunmadığından bozma nedeni sayılmamış, yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sair temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Cezası 647 sayılı Yasanın 6. maddesi uyarınca ertelenen ve adli sicilinde suç kaydı bulunmayan sanık tarafından tazmin edilmeyen kamu zararının nelerden ibaret olduğu denetime olanak verecek şekilde karar yerinde gösterilmeden, kurum zararının giderilmediğinden bahisle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Kanuna aykırı, sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 06.10.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.