Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;

Müsadere edilen ağaçların değeri üzerinden orman idaresi lehine nisbi vekalet ücreti tayin edilmemesi temyiz edenin sıfatı nedeniyle bozma sebebi yapılmamıştır.
Yerinde görülmeyen sair itirazların reddine, Ancak;
1) Mahallinde yapılan keşif sonucu düzenlenen fen bilirkişinin raporunda dava konusu yerde arazi kadastrosunun 766 sayılı Kanun hükümlerine göre yapıldığının belirtilmesine karşılık orman mühendisi bilirkişinin sahada orman kadastrosunun kesinleştiğini belirtmiş olmasına göre suça konu yerde orman kadastrosunun yapılıp yapılmadığının, yapılmışsa hangi tarihte kesinleştiğinin tesbit edilip orman tahdit harita ve tutanaklarının celbedilip mahalline tatbik edilerek yerin vasfının belirlenmesinden sonra sanığın hukuki durumunun tayini gerektiğinin gözetilmemesi,
2) Sanığın celbedilen adli sicil kaydından sabıkasız olduğunun anlaşılmasına göre Yargıtay CGK'nun 3.2.2009 ... 2008/11-250 E. 2009/13 K. Sayılı kararı gereğince sanığın eylemi nedeniyle orman idaresinin uyradığı zararın bilirkişi vasıtasıyla tesbit edilip sanığa CMK'nun 231 maddesi hükümleri hatırlatılarak varsa idarenin zararını karşılayıp karşılamayacağı sorulmadan ve diğer koşulların mevcudiyeti de değerlendirilmeden yazılı şekilde hüküm tesisi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 6.10.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.