Davacı, kıdem, ihbar tazminatı, yıllık izin, fazla mesai, hafta tatili ile ulusal ... tatili ücret alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.

Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.

Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Davacı, davalı üst işverene bağlı 2. Taktik Hava Kuvvetleri Komutanlığı’nda alt işveren şirket ... İnş.Nak.Ltd.Şti. emrinde sıhhi tesisat ustası ve kaloriferci olarak çalıştığını, ... sözleşmesinin 01.11.2010 tarihinde sözlü olarak feshedildiğini belirterek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık izin ücreti, fazla çalışma ücreti, hafta tatili ücreti, ulusal ... genel tatil ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı, davanın öncelikle husumet yönünden reddine karar verilmesini istemiş, şirket ile davalı arasında asıl-alt işveren ilişkisinin bulunmadığını, zamanaşımı itirazında bulunduklarını, davacı ile tesisatçı/kaloriferci olarak sözleşme imzalandığını, davacının 12.08.2010 tarihinde bir tesisat arızası için gittiği daire sakinine ... sözleşmesinde yer alan kurallara uygun olmayan davranışlarda bulunduğunu, hakkında bu nedenle tutanak tutularak alınan savunmasında davacının içeriği tam anlaşılmayan mesnetsiz savunma verdiğini, daha sonra 03.10.2010 tarihinde cep telefonundan aranarak lojman bölgesinde çıkan arızaları gidermek için arandığını, ancak davacının cevap vermediğini, buna ilişkin aynı tarihli tutanak düzenlendiğini, hazırlanan tutanağı imzadan imtina ettiğini belirterek ... sözleşmesinin haklı nedenle fesh edildiğini savunmuştur.
Mahkemece, tutulan tutanakların fesih için gerekçe olamayacağı, böyle olsada altı günlük sürenin geçtiği belirterek davanın kabulüne karar verilmiştir.

Karar davalı tarafından temyiz edilmiştir.

1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalının aşağıda belirtilen bendin kapsamı dışında kalan tüm temyiz itirazlarının reddine

2- Somut olayda davalı tarafından dava dilekçesine ve ıslah dilekçesine karşı süresinde zamanaşımı definde bulunulmasına rağmen bu hususun dikkate alınmaksızın hüküm kurulması hatalıdır. Bu nedenle davalının zamanaşımı def'i dikkate alınarak davacının alacaklarının hesaplanması gerekirken eksik inceleme ve araştırma ile hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.

Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, 24.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.