Davacı, fazla mesai, hafta tatili, ... ve genel tatil ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı, davalı işyerinde bahçıvan olarak çalıştığını, ... sözleşmesinin işverence haksız olarak feshedildiğini ileri sürerek fazla mesai, ulusal ... ve genel tatil ve hafta tatili ücreti alacaklarını istemiştir.
Davalı, davacının ... sözleşmesinin 4857 sayılı ... Kanunu'nun 25. maddesi uyarınca haklı sebeple feshedildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davalının feshinin haksız olduğu ve talep edilen alacakların talep şartlarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı davalı temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Taraflar arasında, işçilik alacaklarının zamanaşımına uğrayıp uğramadığı konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır.
Zamanaşımı, alacak hakkının belli bir süre kullanılmaması yüzünden dava edilebilme niteliğinden yoksun kalmasını ifade eder. Bu tanımdan da anlaşılacağı üzere zamanaşımı, alacak hakkını sona erdirmeyip sadece onu "eksik bir borç" haline dönüştürür ve "alacağın dava edilebilme özelliği"ni ortadan kaldırır.
Bu itibarla zamanaşımı savunması ileri sürüldüğünde, eğer savunma gerçekleşirse hakkın dava edilebilme niteliği ortadan kalkacağından, artık mahkemenin işin esasına girip onu incelemesi mümkün değildir.
Dava konusunun ıslah yoluyla arttırılması durumunda, ıslah dilekçesinin tebliğini izleyen ilk oturuma kadar ya da ilk oturumda yapılan zamanaşımı defi de ıslaha konu alacaklar yönünden hüküm ifade eder.
Somut olayda; davacı tarafça 16.02.2012 tarihinde davayı ıslah edilerek, dava konusu alacak miktarlarını arttırılmıştır . Davalı taraf ise ıslah ile arttırılan miktara ilişkin süresi içerisinde zamanaşımı definde bulunmuştur. Bu durumda, davacının 16.02.2007 tarihinden önceki çalışma dönemine ilişkin taleplerinin zaman aşımına uğradığı anlaşılmaktadır. Mahkemece, zaman aşımına uğrayan alacak miktarlarının belirlenmesi açısından bilirkişiden ek rapor alınmalı ve sonucuna göre hüküm kurulmalıdır. Davalı tarafça süresinde ileri sürülen zamanaşımı def'i dikkate alınmaksızın hüküm kurulması hatalı olup bu husus bozmayı gerektirmiştir.
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 24.12.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.