Davacı, kıdem, ihbar tazminatının ödetilmesine karar verilmesini

istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.

Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Davacı vekili; davacının davalıya ait tıp merkezinde çalışmakta iken kanun gereği bu merkezin Sağlık Bakanlığına devredildiğini, devirle birlikte isteyen doktorların memur statüsüne alınarak çalıştırılacaklarının bildirildiğini davacının kamuda çalışmak istememesi üzerine ... sözleşmesinin işverence sonlandırıldığını belirterek kıdem tazminatı ve yıllık izin ücreti alacaklarının hüküm altına alınmasını talep etmiştir.
Davalı vekili, davacının kanun gereği ... bulunmasına rağmen Bakanlık Kadrosuna geçmemesi üzerine sözleşmenin sona erdirildiğini beyanla davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.

Karar davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında davacının kıdem tazminatına hak kazanıp kazanmadığı hususu uyuşmazlık konusudur.
Dosya kapsamına göre davacının çalıştığı tıp merkezinin Sağlık Bakanlığına devri sonucu davacıya Sağlık Bakanlığı kadrosunda çalışmasını sürdürmesi ya da işten ayrılması hususunda seçimlik hak tanındığı anlaşılmaktadır. Davacı ise 11.03.2010 tarihli "... ancak müvekkil kamu çalışanı olmayı düşünmemekte mesleğini serbest olarak icra etmeye devam etmek istemektedir. Bu nedenle Sağlık Bakanlığı kadrosuna geçmek için başvurıda bulunmayı tercih etmemiştir... ....tüm bu sebeplerle müvekkilin kanundan kaynaklanan zorunluluk gereği çalışmasına olanak kalmadığından ... bu ihtarnamenin tebliği ile ... sözleşmesini feshettiğini bildirir...." şeklinde ifadeler içeren fesih bildrimi ile seçimlik hakkını fesih yönünde kullanmıştır. Her şeyden önce işyeri devri fesih niteliği taşımadığından devir sebebiyle feshe bağlı hakların talep edilmesi mümkün değildir. Yine aynı şekilde sırf işyerinin devredilmesi işçiye haklı fesih imkânı da vermez. Tüm bu tespitler karşısında davacı 11.03.2010 tarihli fesih bildiriminde de belirtildiği gibi serbest çalışmak istemesi üzerine bozma iradesini ortaya koymuş olmakla kıdem tazminatına hak kazanamaz. Aksine uygulama ile kıdem tazminatı talebinin kabulüne karar verilmesi isabetsizdir.

Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 24.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.