Davacı, kıdem, ihbar tazminatı, maaş ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, davanın açılmamış sayılmasına karar vermiştir.
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı, ... sözleşmesinin haksız olarak feshedildiğini iddia ederek ihbar ve kıdem tazminatları ile bir kısım işçilik alacağının ödetilmesi istemi ile 11.12.2006 tarihinde dava açmıştır.
Davalı, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 320/4. maddesi gereğince davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş verilmiştir.
İncelen dosya içeriğine göre, yargılamanın 07.03.2012 tarihli oturumunda davanın takip edilmeyerek dosyanın yenileninceye kadar işlemden kaldırılmasına karar verildiği ve davacının başvurusu yenilenerek dosyanın tekrar ele alındığı, bu ... 04.07.2012 tarihinde takip edilmemesi sebebiyle mahkemece, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 320. maddesinin 4. fıkrasına dayanılarak davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği anlaşılmaktadır.
Karar, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'ndan önce, seri yargılama usulünün geçerli olduğu 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu döneminde açılmıştır. Anılan Kanun döneminde, ... davaları sözlü yargılama usulüne tabi olup bu usulde ikiden fazla takipsiz bırakılması halinde açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerekmekte idi. Hukuk Muhakemeleri Kanunu'na göre, ... davaları basit yargılama usulüne tabi olup 6100 sayılı Kanun'un 320. maddesinin 4. fıkrasında belirtilen "basit yargılama usulüne tabi davalarda, işlemden kaldırılmasına karar verilmiş olan dosya, yenilenmesinden sonra takipsiz bırakılırsa, dava açılmamış sayılır", kuralı ile basit yargılama usulünde davanın birden fazla takipsiz bırakılması halinde açılmamış sayılmasına karar verileceği hükme bağlanarak Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'ndan farklı bir düzenleme yapılmıştır.
Her ne kadar usul kanunları yürürlüğe girmekle derhal etkisini meydana getirdiği ve tamamlanmamış usul işlemlerine de uygulanacağı gerekmekte ise de dava sözlü usulün geçerli olduğu dönemde açılmış ve yargılama devam etmekte iken davanın tabi olduğu usulde değişiklik yapılarak basit yargılama usulüne tabi kılınmıştır. Bu durumda, davanın açıldığı tarihte davanın tabi olduğu usule göre davacının davayı birden fazla takipsiz bırakma hakkının bulunduğu ve yargılama devam etmekte iken usul değişikliğinin yapıldığı hususları dikkate alındığında da mahkemece davanın açılmamış sayılması durumuna gelmiş olmasının kabul edilmesi; ... daraltıcı nitelikte olacağından mahkemece 6100 sayılı Kanun'un 320/4. maddesine istinaden davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Yukarıda açıklanan sebeplerle, davacı tarafın 07.02.2012 tarihli duruşmaya katılmamış olması gerekçesi ile 1086 sayılı Kanun'un 409. maddesi gereğince dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilmesi gerekirken, 6100 sayılı Kanun'un 320/4. maddesi gereği davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi usul ve kanuna aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 24.12.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.