Davacı, kıdem, ihbar tazminatı, kötüniyet ile fazla çalışma ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.

Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.

Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Davacı vekili, taraflar arasındaki ... sözleşmesinin davalı işeverence haksız olarak sona erdirildiğini belirterek bir kısım işçilik alacaklarının hüküm altına alınmasını talep etmiştir.
Davalı vekili, ... sözleşmesinin haklı sebeplerle feshedildiğini, davacının fazla çalışması bulunmadığını beyanla davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece dosya içerisindeki bölge çalışma müdürlüğü raporuna dayanılarak feshin kanunda öngörülen altı günlük sürede gerçekleştirilmediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karara verilmiştir.

Karar davalı tarafça temyiz edilmiştir.

1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.

2- Taraflar arasındaki uyuşmazlık ... sözleşmesinin davalı işverence haklı sebeple feshedilip edilmediği bu bağlamda davacının kıdem ve ihbar tazminatlarına hak kazanıp kazanmadığı noktasında toplanmaktadır.
Dosya içerisindeki 09.10.2008 tarihli tutanak içeriğinde posta masrafları ile ilgili işlemlerin araştırılması sırasında davacı ve bir diğer çalışanın şirkete alınacak mallarla ilgili diğer şirketlerce teklif verilmesi aşamasında usulsüzlük yaptıklarının tespit edildiğinin belirtildiği görülmüştür. Mahkemece haklı sebebe dayandığı belirtilen feshin altı günlük sürede gerçekleştirilmediği değerlendirilmiştir. Ancak davacının savunmasında posta giderlerinden ayrı bir şekilde teklifler konusundaki sorunları sorumlu amiri ile konuştuğunu beyan etmesi ve yukarıda anılan tutanak içeriğinde de her ne kadar olayın davacının 25.05.2008 tarihli beyanından anlaşıldığı belirtilmişse de, bu ifadenin tutunak tutan tarafından asıl anlatılmak istenen olayla örtüşmediği zira devamı cümlelerde davacının olay ortaya çıktıktan sonra amirle durumun paylaşıldığı cümlesine yer verildiği, keza yargılama ./..
sırasında da tutanağı tutmuş olan davalı tanığı muhasebe müdürü ... ... davacının teklif usulsüzlüklerini davacının fesih günü kendisine itiraf ettiği belirtmiş olması karşısında feshe sebep teşkil ettiği belitilen olayın işverence öğrenildiği gün itibariyle fesih bildirimi yapıldığı anlaşılmıştır. Şu halde mahkemece yapılacak ... işin esasına girerek, davacıya atfedilen ve fesih sebebi yapılan olayın gerçekleşip gerçekleşmediği, eğer gerçekleşmişse davacının görev tanımı ve işyeri uygulamaları da nazara alınarak söz konusu olaydan davacının sorumluluğunun söz konusu olup olmayacağı hususlarını araştırmak olmalı iken eksik inceleme ile kıdem ve ihbar tazminatlarına ilişkin taleplerin kabulüne karar verilmesi isabetsizdir.

3-Davacı tarafça sunulan ıslah dilekeçsinin 13.10.2011 tarihli oturumda davalı vekiline elden tebliğ edildiği ve aynı celse davalı vekilinin ıslaha konu tutarlarla ilgili zamanaşımı definde bulunduğu anlaşılmaktadır. Mahkemece zamanaşımı defi dikkate alınmaksızın hüküm oluşturulması hatalıdır.

4-Davacı vekilince sunulan 15.8.2011 havale tarihli ıslah dilekçesinde ıslaha konu edilen tutarlar bakımından faiz talebinde bulunulmamış olmasına karşın söz konusu tutarlara faiz işletilmesi isabetsizdir.

Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenlerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 24.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.