HÜKÜMLER: Mahkumiyet, hükmün açıklanmasının geri bırakılması
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
1-Sanık hakkında hakaret suçundan kurulan karara karşı yalnızca itiraz yolu açık ve dolayısıyla yapılan başvurunun bu doğrultuda değerlendirilmesinin gerekli bulunduğu anlaşıldığından, sanık ...'in tebliğnameye uygun olarak, temyiz davası isteği hakkında bir KARAR VERMEYE YER OLMADIĞINA,
2-Tehdit suçundan kurulan hükme yönelik temyizde ise,
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak,
a-Sanığa ek savunma hakkı verilmeden veya görevsizlik kararına karşı diyeceği sorulmadan TCK'nın 106/2-c maddesi uygulanarak CMK'nın 226. maddesine aykırı davranılması,
b-Sanıklar ve katılanlar arasında hukuki anlaşmazlık bulunan taşınmaz başında keşif yapılırken sanık ... ve vefat eden diğer sanık ...'in "sizi yaşatmayız, .... meydanında ibreti alem için keseriz" biçiminde sözler söylemeleri şeklinde gerçekleşen eylemlerinde, sanıkların aniden gelişen olay neticesinde katılanları tehdit ettiklerinin anlaşılması karşısında, sanık ...'in önceden diğer sanıklarla birlikte tehdit etme iradesinin ne şekilde oluştuğu kanıtlara dayalı olarak açıklanmadan, yetersiz gerekçeyle TCK'nın 106/2-c maddesi uyarınca hüküm kurulması,
c-Bozmaya uyularak, sanığın eyleminin TCK'nın 106/1-1 madde ve cümlesinde düzenlenen tehdit suçunu oluşturduğu kabul edilirse,
02/12/2016 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 34. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK'nın 253. maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre uzlaşma hükümleri yeniden düzenlenmiş ve sanığa isnat edilen TCK'nın 106/1. maddesi kapsamındaki tehdit suçunun uzlaştırma kapsamında bulunduğu anlaşılmış olmakla, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 2 ve 7. maddeleri de gözetilerek, uzlaştırma işlemi uygulanarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun bu kapsamda tekrar değerlendirilip belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
d-Anayasa Mahkemesi'nin karar tarihinden sonra 24.11.2015 günü, Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı TCK'nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin kararının yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ...'in temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, HÜKMÜN 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 12/06/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.