SUÇLAR: Tehdit, hakaret, kasten yaralamaya teşebbüs

HÜKÜMLER: Düşme, ceza verilmesine yer olmadığı, güvenlik tedbirinin uygulanması

Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre, hakaret, tehdit suçlarının eşe karşı kasten yaralama suçu ile birlikte işlenmediği belirlenerek dosya görüşüldü:

Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre, yapılan incelemede:
1) Sanığın savunmasından sonra TCK'nın 32/1. maddesi kapsamında akıl hastası olduğunun kabulü üzerine, sanığa CMK'nın 150/2. maddesi gereği zorunlu müdafii tayin edilmesine karşın sanığın tayin edilen müdafii huzurunda savunması alınmadan, savunma hakkının kısıtlanması suretiyle hüküm kurulması,
2) Akıl hastalığı nedeniyle ceza ehliyeti bulunmadığı kabul edilen sanığın, yüklenen suçları işlediğine ilişkin kanıtlar gösterilip tartışılarak eylemi gerçekleştirip gerçekleştirmediğinin saptanması, eylem gerçekleştirilmemiş veya kanıtlanamıyor ya da suç oluşturmuyorsa beraatine, eylem kanıtlandığı ve suç oluşturduğu takdirde ise akıl hastalarına özgü güvenlik tedbirine hükmolunması gerekirken, hangi gerekçelerle mağdurun beyanına üstünlük tanındığı, sanığın savunmasına itibar edilmediği yeterinde açıklanıp tartışılmadan, sanık hakkında üzerine atılı suçlarla ilgili olarak yetersiz gerekçeyle hüküm kurulması,
3) Kabule göre de;
a) Sanığın yokluğunda yapılan oturumda mağdurun şikayetinden vazgeçmesi karşısında, kovuşturulması şikayete bağlı olan hakaret suçu yönünden, TCK'nın 73/4. maddesi uyarınca zorunlu müdafii huzurunda sanığın şikayetten vazgeçmeyi kabul edip etmediği saptanarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
b) Tehdit ve sanığın şikayetten vazgeçmeyi kabul etmemesi durumunda hakaret suçu yönünden, 02/12/2016 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 34. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK'nın 253. maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre uzlaşma hükümleri yeniden düzenlenmiş ve sanığa isnat edilen TCK'nın 106/1. maddesi kapsamındaki tehdit suçunun uzlaştırma kapsamında bulunduğu, hakaret suçu yönünden ise, uzlaşma önerisinin yapıldığı tarihte 5271 sayılı CMK'nın 253/3. maddesinde engel bulunduğu gözetilerek, yeni düzenleme karşısında bu suç yönünden de uzlaşma önerisinde bulunulması gerektiği anlaşılmış olmakla, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 2 ve 7. maddeleri de gözetilerek, uzlaştırma işlemi uygulanarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun bu kapsamda tekrar değerlendirilip belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
c) Hakkında akıl hastalarına özgü güvenlik tedbiri uygulanan sanığın, CMK’nın 325/1. maddesi uyarınca yargılama giderlerinden sorumlu tutulması gerektiğinin düşünülmemesi,
Kanuna aykırı, sanık ... müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, HÜKÜMLERİN 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 1412 saylı CMUK'nın 326/son maddesi uyarınca (c) bendindeki bozma bakımından kazanılmış hakkın saklı tutulmasına, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 11.06.2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.