SUÇLAR: Tehdit, kasten yaralama, hakaret
HÜKÜMLER: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre, sanık ... vekilinin sunmuş olduğu dilekçeyle müvekkili hakkında kurulan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarına itirazda bulunduğu, itirazın ise mahallinde merciince değerlendirildiği belirlenerek dosya görüşüldü:
A) Sanık ... hakkında, tehdit ve hakaret suçlarından kurulan beraat hükümlerinin incelemesinde,
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Eylemlere ve yükletilen suçlara yönelik katılan ... vekilinin temyiz iddiaları yerinde görülmediğinden, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
B) Sanık ... hakkında kasten yaralama, tehdit ve hakaret suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerine gelince,
Başkaca nedenler yerinde görülmemiştir. Ancak;
1) Katılana gönderilen hakaret içerikli mesajların aynı gün yarım saatlik zaman dilimi içerisinde gönderilmesi karşısında, mesajların zaman aralığının kısalığı da dikkate alınarak, hareketlerin kesintiye uğrayıp uğramadığı tartışılmadan ve zincirleme suç hükümlerinin uygulanma koşullarının ne şekilde oluştuğu açıklanmadan, yetersiz gerekçe ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
2) Sanığın farklı günlerde, katılana karşı birden çok tehdit içeren mesajlar gönderdiği ve zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiği kabul edilmişse de, sanık hakkında tehdit suçundan hüküm kurulurken TCK'nın 43/1. maddesi uyarınca cezada artırıma gidilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
3) Sanığın sabıkasında görülen ilamların hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin olması, CMK'nın 231/8. maddesine 28.06.2014 tarihli ve 6545 sayılı Yasanın 72. maddesiyle "Denetim süresi içinde, kişi hakkında kasıtlı bir suç nedeniyle bir daha hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemez." cümlesi eklenmiş ise de, daha önce hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin verilen kararların kesinleşme tarihleri itibariyle engel oluşturmaması karşısında; yargılama sürecindeki davranışları olumlu bulunarak cezaları ertelenen sanık hakkında, "CMK 231. maddesindeki şartlara riayet etmediğinden" şeklindeki kanuni olmayan gerekçe ile, tehdit, hakaret ve kasten yaralama suçlarından hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına ilişkin karar verilmesi,
4) Kabule göre de;
a) 02/12/2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 34. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK'nın 253. maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre uzlaştırma hükümlerinin yeniden düzenlenmesi, sanığa isnat edilen TCK'nın 106/1. maddesi kapsamındaki tehdit suçunun uzlaştırma kapsamında bulunması, hakaret suçunun ise, suç tarihi itibariyle 5271 sayılı CMK’nın 253/3-son cümlesi uyarınca tehditle birlikte işlenmesi nedeniyle uzlaşma kapsamında bulunmadığının anlaşılması ve yeni düzenleme karşısında, hakaret suçu yönünden de uzlaştırma önerisinde bulunulmasının gerektiği anlaşılmış olmakla, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 2 ve 7. maddeleri de gözetilerek, uzlaştırma işlemi uygulanarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun bu kapsamda tekrar değerlendirilip belirlenmesinin zorunluluğu,
b) Anayasa Mahkemesi'nin 24.11.2015 günlü Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 gün ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı TCK'nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin kararının gözetilmesi zorunluluğu,
Kanuna aykırı ve sanık ... müdafii ve katılan ... vekilinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 11/06/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.