Mahkumiyet
Sanık hakkında mühür bozma suçunu işlediği iddiasıyla açılan kamu davasında; Mahkemece, Yargıtay (Kapatılan) 21. Ceza Dairesinin 28.02.2017 tarihli, 2016/10947 Esas ve 2017/1012 Karar sayılı ilamına uyulmasına karar verildiği halde gereğinin yerine getirilmediği anlaşılmakla, maddi gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde tespiti, mükerrer yargılamanın önlenmesi ve zincirleme suç ilişkisinin değerlendirilmesi bakımından; UYAP ve güncel adli sicil kayıtlarına göre araştırma yapılmak suretiyle, sanık hakkında aynı iş yeri ile ilgili mühür bozma suçundan açılmış tüm dava dosyaları getirtilip incelenerek, bağlantılı dosyaların mümkünse birleştirilmesi, birleştirme mümkün değilse bu davayı ilgilendiren delillerin onaylı örnekleri dosya arasına alınarak suç ve iddianame tarihlerinin belirlenmesi, mükerrer dava olup olmadığı, zincirleme suç hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağı tartışılıp, kesinleşen hükümler var ise dikkate alınarak, sonradan sübutu kabul edilen fiil nedeniyle zincirleme suça ilişkin hükümler de uygulanarak tayin olunacak cezadan kesinleşmiş önceki cezanın mahsup edilmesi gerektiği gözetilerek, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken, eksik araştırma ve inceleme ile hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafisinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, 18.01.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.