TCK'nın 89/1, 62/1,52,52/4. maddeleri gereği mahkumiyet

Taksirle yaralama suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm sanık ve mahalli Cumhuriyet savcısı tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine incelenen dosya kapsamına göre sanığın hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine, mahalli Cumhuriyet savcısının sair nedenlere ilişkin temyiz itirazlarının reddine; ancak;

Sonuç ceza doğrudan hükmedilen 1500 TL adli para cezasına mahkumiyet ise de mahalli Cumhuriyet savcısının temyiz itirazının suç vasfına ilişkin olduğu gözetildiğinde kararın temyizi kabil olduğu kabul edilerek yapılan incelemede;
Bir dönem ilişkisi olan tarafların sanığın evinde alkol aldıkları esnada, aralarında çıkan tartışmanın, şiddet içeren kavgaya dönüştüğü, sanığın kendisinin de yaralandığı, müştekinin adli muayene raporuna göre göğüs, karın ve baş bölgesinden yaralandığı gözetildiğinde, üç ayrı bölgeden ekmek bıçağı yaralamasının taksirle gerçekleşmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu dolayısıyla sanığın mağduru bıçakla kasten yaraladığı anlaşıldığı halde suçun taksirle işlenildiğinin kabulü ile yazılı şekilde karar verilmesi;
Bozmayı gerektirmiş olup, sanığın ve mahalli Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebepten dolayı sair yönler incelenmeksizin 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA; 18/01/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.