Hükümlülük

Temyiz süresinin geçirilmesi nedeniyle eski hale getirme istemi üzerine karar verme yetkisinin Yargıtay Ceza Dairesine ait olduğu gözetilmeden, sanığın 1.7.2010 tarihli eski hale getirme ve infazın durdurulması talebi üzerine, mahkemenin 6.7.2010 tarihli kararı ile eski hale getirme ve infazın durdurulması talebinin reddine dair verilen karar hukuken geçersiz ve yok hükmünde kabul edilip, 5271 sayılı CMK.nun 34/2. ve 232/6. madde ve fıkralarına göre hüküm fıkrasında, verilen karara karşı kanun yollarına başvurma olanağı bulunup bulunmadığının ve başvurma olanağı var ise süresi, mercii ve şekillerinin tereddüde yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesi gerekirken, 28.12.2009 tarihli kararda “yedi günlük süre içinde mahkememize sözlü ve yazılı başvuru ile Yargıtay yolu açık olmak üzere” denilmek suretiyle temyiz süresinin ne şekilde başlayacağının açıkça gösterilmemesi nedeniyle, sanığın 1.7.2010 tarihli dilekçesi temyiz başvurusu olup bu başvurunun da süresinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede: Sanığın sahte loto kuponu bulundurmak ve satmak şeklinde gerçekleşen eylemi, 320 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 51. ve 3670 sayılı Milli Piyango Teşkiline Dair Kanunun 12. maddesi yollamasıyla 765 sayılı TCK.nun 316. maddesine aykırılık suçunu oluşturduğunun anlaşılması ve anılan Kanun hükmünde kararname ile düzenlenen sayısal loto kuponlarına ilişkin cezai hükümlerin kanunlaştığı tarihte yürürlüğe gireceğinin hükme bağlanması ve fakat kanunlaşmadığı da nazara alındığında atılı suçun unsurlarının gerçekleşmediği ancak; eylemin dolandırıcılık suçunun unsur- larını oluşturup oluşturmadığı tartışılmadan yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi,Kanuna aykırı, C.Savcısı ile sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken CMUK.nun 321. maddesi gereğince (BOZULMASINA), 06.10.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.