Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 4. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 26/01/2009 gün ve 2005/118-2009/17 sayılı kararı onayan Daire’nin 11.04.2011 gün ve 2009/11454 - 2011/4147 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacılar vekili, davalı şirkete ait otobüste yolcu olarak bulunan müvekkillerinin otobüsün kaza yapması sonucunda yaralandıklarını, davacı ...’ın 1989 doğumlu olup kaza sonucu bacağında derin ve sabit yaralar kaldığını, sayısız ameliyatlar geçirdiğini, evlenme şansını önemli ölçüde yitireceğini, kaza nedeniyle bir süre okuluna devam edemediğini, okulda özel tuvalet yapıldığını, bakıcı tutulduğunu, ruhen ve bedenen tarifi mümkün olmayan acılar çektiğini, davacı ...’ın kaza tarihinde beş yaşında olduğu çeşitli yerlerinden yaralandığını, sağ ve sol ayağında sabit eserler kaldığını, küçüklerin annesi ...’ın uzun süre hastanede tedavi gördüğünü, çehresinde ve kollarında sabit eserler kaldığını aynı kazada çocuklarının da yaralandığını gördüğünü, ağır psikolojik travmalar geçirdiğini, davalı şirketin bir takım faturaları ödediğini ancak davacıların 12 yıl sonra yapılacak ameliyatlarının bulunduğunu ve yüksek miktarları içerdiğini ileri sürerek ... için 100 milyar, ... için 250 milyar, ... için 50 milyar olmak üzere 400 milyar tazminatın, maddi tazminat hakları saklı tutulmak üzere faizi ile tahsilini talep ve dava etmiştir.
Birleşen davada ise, davacılar vekili,kaza sonrası bir kısım tedavi giderlerinin kendileri tarafından karşılandığını, yine tedavi sırasında yol harcaması yaptıklarını, hasta bakıcıya ücret ödediklerini ve diğer maddi zararlarının oluştuğunu ileri sürerek, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak üzere 10.000 TL’nın yasal faiziyle davalıdan tahsilini talep ve dava etmiş, sonradan bakıcı ücreti ve iş göremezlik kaybından kaynaklanan tazminat taleplerinden feragat etmiş ve ıslah dilekçesiyle maddi tazminat talebini 12.289 TL’na yükseltmiştir.
Davalı vekili, müvekkili şirketin kaza anından itibaren davacıların sağlık, ulaşım gibi giderlerini karşıladığını, davacıların bedeninde kalıcı izler bulunmadığını, istenen tazminat miktarının fahiş olduğunu, bir yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak davacıların bakım ücreti ve iş görme kaybına yönelik talepleri yönünden feragat nedeniyle reddine, diğer maddi tazminat taleplerinin kısmen kabulüne, 8.780 TL tedavi, 1.934 TL yol, 1.575 TL kazanç kaybı gideri toplamı 12.289 TL maddi tazminatın davalıdan tahsiline, manevi tazminat istemine ilişkin olarak, davacı ... için 5.000, ... için 10.000 TL, ... için 3.000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine dair karar taraf vekilleri tarafından temyizi üzerine Dairemizin 11.04.2011 tarihli kararı ile onanmıştır.
Davalı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nun 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 38,20 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nun 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 185,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 06.10.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.