Düşme

Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:

Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede, başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Dairemizin istikrar kazanmış içtihatlarında silahla tehdit suçunun oluşması için silahın mağdura yöneltilmesi veya gösterilmesinin yeterli olduğu ve belirtilen hareketle birlikte tehdit sözlerinin söylenmesinin de zorunlu olmadığı kabul edilmektedir. Bu nedenle sanığın elindeki bıçağı mağdura göstermesi şeklindeki eyleminin TCK'nın 106/2,a maddesinde düzenlenen silahla tehdit suçunu oluşturduğu gözetilmeden, "tartışma sürecinde bıçağın sanığın elinde bulunduğu, sanığın mağdura tehdit mahiyetinde herhangi bir söz sarfetmediği ayrıca mağduru yaralama maksadıyla herhangi bir hamle de yapmadığı, bu haliyle sanığın eyleminin TCK 106/1-2 cümle kapsamında değerlendirilmesi gerektiği" şeklindeki yerinde olmayan gerekçe ile düşme kararı verilmesi,
Kanuna aykırı ve o yer Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, tebliğnameye aykırı olarak, HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 09/02/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.