Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle,başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre, 6136 sayılı Kanun’a aykırılık suçundan, zamanaşımı içerisinde işlem yapılıp yapılmayacağının mahallinde değerlendirilebileceği belirlenerek dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede:
1-İddianame içeriğinde, sanık hakkında aynı müştekiye karşı, 11.05.2012 şikayet tarihli ve 2012/2947 soruşturma numaralı iddianame ile soruşturma yapıldığının, ayrıca bir hafta kadar öncesinde de telefonda tehdit olayına ilişkin şikayetin bulunduğunun belirtilmesi karşısında, sanığın, müştekiye yönelik incelemeye konu suç tarihlerine yakın zamanlarda gerçekleştirdiği benzer eylemler nedeniyle açılan davalar araştırılarak, hukuki kesintiyi oluşturan iddianamelerin, düzenleme tarihi itibarıyla kapsadığı eylemler saptanarak teselsül hükümlerinin uygulanma olanağının bulunup bulunmadığının tartışılması gerektiğinden, olanaklı bulunduğu takdirde dosyaların birleştirilmesi suretiyle yargılama yapılarak karar verilmesi, dava dosyaları sonuçlanmışsa ilgili belgeler bu dosya içine konularak delillerin birlikte değerlendirilmesi ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken, eksik incelemeyle karar verilmesi,
2-Kabule göre de;
Anayasa Mahkemesi'nin karar tarihinden sonra 24.11.2015 günlü Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 gün ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı TCK'nin 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin kararının gözetilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş sanık ...’un temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 11/06/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.