Mahkumiyet

Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:

Gerekçeli karar başlığında adı yazılmayan yakınan ...'nin adının yerinde eklenmesi olanaklı görülmüştür.

I-Sanık ... hakkında yakınan...'ye karşı hırsızlık suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;

5237 sayılı Yasanın 61. maddesine aykırı olarak aynı Yasanın 62. maddesinin 31/2. maddesinden önce uygulanması sonuç cezayı değiştirmediğinden bozma nedeni yapılmamıştır.

Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

Ancak;

5237 sayılı TCK’nın 51.maddesinin 3.fıkrasına göre, cezasının ertelenmesine karar verilen sanık hakkında hükmedilen deneme süresinin mahkum olduğu 1 yıl 15 gün ceza süresinden az olamayacağı gözetilmeksizin yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK.nın 322.maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından “Sanığın TCK'nın 51/3. maddesi gereğince takdiren 1 yıl süre denetim altında bulundurulmasına” ilişkin bölüm çıkarılarak, yerine “5237 sayılı TCK'nın 51/3. maddesi gereğince sanığın 1 yıl 15 gün süre ile denetime tabi tutulmasına” cümlesinin eklenmesi suretiyle, eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

II-Sanık ... hakkında yakınan ....ye karşı hırsızlık ve konut dokunulmazlığını ihlal suçlarından kurulan hükümlerin incelenmesinde;

Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçların sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

Ancak;

1-) Sanığın iki arkadaşı yakınanın ikametinin içerisinde suça konu bakır eşyalar ile birlikte polis tarafından yakalandıklarının anlaşılıp kabul edildiği halde sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 35. maddesinin uygulanmaması,

2-) Hırsızlık suçundan sanığın 5237 sayılı TCK’nın 51.maddesinin 3.fıkrası gereğince denetim altında bulundurulmasına karar verildiği halde denetim süresinin belirlenmemesi,

3-) Sanık hakkında kurulan hükümlerde 5237 sayılı Yasanın 61. maddesine aykırı olarak aynı Yasanın 62. maddesinin 31/2. maddesinden önce uygulanması,

4-) Sanığa 5271 sayılı CMK’nIn 226. maddesi uyarınca ek savunma hakkı verilmeden, hakkında, iddianamede yer verilmeyen TCK’nın 119/1-c maddesinin uygulanması,
5-) Sanık hakkında konut dokunulmazlığının ihlal suçundan kurulan hükümde 5237 sayılı TCK'nın 50/3. fıkrası uyarınca 18 yaşından küçüklere verilen 1 yıldan az süreli hürriyeti bağlayıcı cezanın zorunlu olarak adli para cezasına çevrildikten sonra 5275 sayılı Yasanın 106/4.maddesi uyarınca adli para cezasının ödenmemesi halinde tekrar hapse çevrilemeyeceğinin düşünülmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 16.06.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.