Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle,başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre, sanığın eyleminin TCK’nın 106/2-a maddesi kapsamında olduğuna ve TCK’nın 29. maddesinin uygulanmasına dair mahkemenin kabulünde isabetsizlik bulunmadığından, Sulh Ceza Mahkemesi’ne açılan davada, iddianamenin kabulü kararının okunması, Asliye Ceza Mahkemesi’nde ise talimatla savunması alınan sanığa iddianamenin okunması karşısında, tebliğnamedeki bu hususlarda bozma isteyen görüşe iştirak edilmeyerek ve tayin olunan hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesi sırasında, uygulama maddesi olan TCK’nın 50/1-a maddesinin gösterilmemesi mahallinde tamamlanması mümkün olan eksiklik görülerek yapılan incelemede;
Sanığa yükletilen silahla tehdit eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,
Cezanın kanuni bağlamda uygulandığı,
Anlaşıldığından sanık ... ile o yer Cumhuriyet savcısının ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKMÜN ONANMASINA, 11/06/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.