Taraflar arasındaki kooperatif üyeliğinin tesbiti davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Davacı vekili; müvekkilinin davalı kooperatife 2000 yılından önce üye olup 2002 yılına kadar aidatlarını düzenli olarak ödediğini, bu tarihten sonra ise ödemelerini yapamadığını, kooperatifin inşaatı 2006 yılında tamamlayıp üyelere dairelerin tahsis edildiğini, davalı kooperatif tarafından müvekkiline 01.03.2005 tarihinde aidatlarının ödenmesi hususunda keşide edilen ihtarnamenin müvekkiline tebliğ edilmediğini, ancak diğer üyelerin müvekkilini haberdar ettiğini ve ihtarnamenin 05.09.2008 tarihinde noterden teslim alındığını, müvekkilinin 2005 yılına kadar yapılan tüm genel kurullarda hazirun cetvellerinde adının yazılı olmasına rağmen diğer yıllarda adının yazılmadığını, bu sırada davalı kooperatifin 2007 yılında tasfiye kararı aldığını, müvekkiline usulüne uygun olarak bir çıkarılma kararı tebliğ edilmediğinden, çıkarma kararının kanuna aykırı olduğunu ileri sürerek müvekkilinin davalı kooperatifin üyesi olduğunun tespitine, aksi takdirde ödenen üyelik aidatlarının faizi ile iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; davacının 2002 yılından beri aidat ödemediğini kendisinin de kabul ettiğini, davacının bildirdiği adresten ayrılması nedeni ile ihtarnamenin kendisine tebliğ edilmediğini, yeni adresini müvekkili kooperatife bildirmediğini, belirterek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece; iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya içeriğine göre, davanın davalı kooperatifin üyesi olduğu, davalı Kooperatif Yönetim Kurulu tarafından davacı hakkında alınan çıkarma kararının ve ihraç işlemlerinin Koopetifler Kanunu'nun 16. maddesi ve ana sözleşmenin 14. maddesine aykırı olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne davacının davalı kooperatifin üyesi olduğunun tesbitine karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 05.10.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.