Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı üçüncü kişiler vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
Davacı üçüncü kişiler vekili, müvekkillerinin haciz uygulanan taşınmaz ve bu taşınmaz üzerinde bulunan petrol tesisi ve kayısı bahçesinin 10/08/2006 yılından beri malikleri olduklarını, müvekkillerine ait taşınmaz üzerindeki Petrol Tesisi ve kayısı bahçesinin 17.02.2014 tarihli kira sözleşmesi ile ... Petrol Mad. İnş. Otom. Turz. İth. İhr. San. Ve Tic. Ltd. Şti.ye kiraya verildiğini, işletmenin halen ......Şirketinin kirası altında olduğunu, soyadı benzerliğinden dolayı, borçlular ... ... ve ... Petrol ve Akarkayıt Gıd. Teks. Ürn. San ve Tic. Ltd. Şti'nin borcundan dolayı mülkiyeti müvekkillerine, işletilmesi ......Şirketine ait petrol işletmesinin elektrik panosu ve kanopi olarak bilinen tentesinin 25/04/2014 tarihinde haciz edildiğini, petrol işletmesinin elektrik panosu ve tentesinin müvekkillerine ait Petrol İşletmesinin mütemmim cüz'ü olup işletmeden ayrı haciz edilmesinin mümkün olmayacağını, bu nedenle müvekkillerine ait taşınmaz üzerinde bulunan petrol işletmesinin mütemmim cüz'ü olan elektik panosu ve tente üzerindeki haczin kaldırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı alacaklı vekili, borçlu ......Şirketi adına gönderilen ödeme emrinin borçlu şirket yetkilisi ve borçlu olan ... ... tarafından haciz yapılan adreste tebliğ alındığını, ... ve ... ile kiracı ......Şirketi arasında yapılan kira sözleşmesinde hacze konu menkullerin demirbaş olarak gösterilmediğini, ... ve ...’ın borçlu ... ...’ın amcaları olduğunu, kira sözleşmesinde kiraya veren olarak görünen ... ...’ın da borçlu ... ...’ın babası olduğunu, ...’ın daha sonra hissesini kardeşlerine sattığını, ayrıca haczedilen kanopi üzerindeki haczin taraflarınca 19.09.2014 tarihinde kaldırıldığını, benzin istasyonunun uzun süre ... Petrol tarafından işletildiğini ve istasyonda yapılan teçhizatların elektrik panosunda olduğu gibi ... Petrol tarafından yaptırıldığını bildirerek, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece; davalı alacaklı haciz yapılan Petrol İstasyonunun üçüncü kişiler ... ve ... tarafından ......Petrol Şirketine kiralandığına ilişkin taraflarca düzenlenmiş 21/01/2014 tarihli kira sözleşmesini sunmuş ise de, bunun her zaman düzenlenebilir nitelikte bir belge olduğu, takibe konu senetler 2013 yılı düzenleme tarihli olup, borçlu ... Petrol ve Akaryakıt Gıda Teks. Ürn.San.Tic.Ltd. Şti.'nin adresinin haciz yapılan yer olduğunun görülmekte olduğu, davacıların kendilerine ait olduğunu belirttikleri Karaasmanoğulları Petrol Şirketi'nin ortaklarından biri borçlu ... ...'ın babası ... ... olduğu gibi önceki yetkilisinin de borçlu.... olduğu, yine borçlu ... ...'a yapılan tebligatın haciz yapılan adreste yapıldığı, tüm bunlara göre mülkiyet karinesinin borçlu dolayısıyla alacaklı lehine olduğu, mülkiyet karinesinin aksinin davacı tarafça ispat edilemediği, haciz yapılan adresteki şirketin borçluya ait olduğunun anlaşıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, karar davacı üçüncü kişiler vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, üçüncü kişinin İİK'nin 96. vd. maddelerine dayalı istihkak iddiasına ilişkindir.
1-Dosya kapsamına, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerekçelere göre temyiz eden davacı tarafın haczolunan güç sayacına yönelik temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacılar vekilinin haczolunan kanopiye (tente çatı sistemi) yönelik temyiz itirazlarına gelince;
İstihkak davalarında geçerli bir haczin bulunması dava şartı olup, hüküm kesinleşinceye kadar yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilmesi gerekir.
Davalı alacaklı vekili yargılama esnasında, 19.09.2014 tarihli dilekçesi ile, 20x20 ebadındaki tente çatı sistemine ilişkin haczin kaldırılmasını talep ettiği ve İcra Müdürlüğünün 13.03.2015 tarihli kararı ile, tente çatı sistemine ilişkin haczin kaldırılmasına karar verildiği, bu menkul yönünden davanın konusuz kaldığı, konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekirken, işin esası hakkında karar verilmesi doğru değildir.
Mahkemece konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek, davanın açıldığı tarih itibariyle haklılık durumu gözetilerek yargılama gideri ve vekalet ücreti takdir edilmesi için hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin haczolunan güç sayacına yönelik temyiz itirazlarının REDDİNE, 2 nolu bentte yazılı nedenle davacı vekilinin haczolunan kanopiye (tente çatı sistemi) ilişkin temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428 ve İİK.nın 366.maddesi uyarınca kararın BOZULMASINA ve bozma nedenine göre davacılar vekilinin vekalet ücretine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, taraflarca İİK'nin 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine 01.07.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.