Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı Aşağı Karagüney Köyü Tüzel Kişiliği ve ... Köyü Tüzel Kişiliği tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Mahkemece yargılama sırasında davacı tarafa 6100 Sayılı HMK’nun 120/2.maddesi uyarınca verilen kesin sürenin yerine getirilmediği gerekçesiyle aynı Yasanın 114/g maddesi gözetilerek 115/2 maddesi uyarınca dava şartı yokluğundan davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafça temyiz edilmiştir.
Mahkemece, kesin sürenin gerekleri yerine getirilmediği gerekçe gösterilerek yazılı biçimde hüküm kurulmuş ise de, yerel mahkemenin vardığı sonuç dosya içeriğine uygun düşmemektedir.
Duraksamadan belirtmek gerekir ki 6100 Sayılı HMK’nun “zaman bakımından uygulama” başlıklı 448.maddesinde bu Kanun hükümlerinin tamamlanmış işlemleri etkilememek kaydıyla derhal uygulanacağı, yine aynı Kanunun 120/1.maddesinde öngörülen gider avansının miktarı ile ödenmesine ilişkin usul ve esasları belirleyen ve anılan maddeye dayanılarak hazırlanan Hukuk Muhakemeleri Kanunu Gider Avansı Tarifesinin “zaman bakımından uygulama” başlıklı 6. maddesinde de “bu tarifenin yürürlüğe girmesinden önce açılmış olan davalarda tamamlanmış işlemleri etkilememek kaydıyla Hukuk Muhakemeleri Kanununun 120.maddesinin ikinci fıkrasına göre gider avansı ikmal ettirileceği” düzenlenmiş bulunmaktadır.
Eldeki davanın 6100 Sayılı yeni HMK’nun yürürlüğe girdiği tarihten önce açıldığı ve yargılamanın davacı tarafa kesin sürenin verildiği 04.11.2011 tarihli celse itibariyle derdest olduğu kuşkusuzdur. Açık bir anlatımla gerek Yasa’da ve gerekse anılan tarife hükümlerinde gider avansının ikmali için gözetilen işlemlerin tamamlandığı anlaşılmaktadır. Ayrıca 3402 Sayılı Kadastro Kanunu, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'na göre daha özel nitelikte bir kanun olup Kadastro Kanunu'ndaki maddelerin öncelikle uygulanması gerekir.
Hal böyle olunca HMK'nun yürürlüğe girmesinden önce dava açıldığı ve tamamlanmış işlemin etkileneceği gözetildiğinde 6100 Sayılı Kanunun 115/2 madde hükmünün bu davada uygulanma olanağı bulunmamaktadır.
Öte yandan mahkemece verilen keşif ara kararı 3402 Sayılı Kadastro Kanununun 36.madde hükmüne uygun değildir.
Somut olayda mahkemece 04.11.2011 tarihli oturumda verilen gider avansının mahkeme veznesine depo edilmesi için verilen kararda tespite aykırı iddiada bulunulduğu halde tutanak bilirkişiler için davetiye gideri hesaplanmamıştır. Bu olgular gözetildiğinde dosyanın keşfe hazır hale getirilmeden oluşturulan ara kararı 3402 Sayılı Kadastro Kanununun 36.maddesi hükmüne uygun nitelikte olmadığı anlaşılmaktadır.
Mahkemece bu olgular gözardı edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz, davacı Aşağı Karagüney Köyü Tüzel Kişiliği ve ... Köyü Tüzel Kişiliği'nin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde davacı Aşağı Karagüney Köyü Tüzel Kişiliği ve ... Köyü Tüzel Kişiliği'ne iadesine, 24.12.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.