Dava, davacının davalı işveren yanındaki çalışmaları kapsamında 26.10.2000- 01.10.2008 tarihleri arasında itibari hizmet süresinin tespiti ve sigortalılık sürelerine eklenmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece, ilâmında belirtildiği şekilde isteğin kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davacı vekili ile davalıların vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.

1-Dava konusu edilen dönemde geçerli, 506 sayılı Yasanın Ek. 5. maddesindeki düzenlemeyle tanınan itibari hizmet süresinden yararlanma olanağı, Yasanın öngördüğü biçimde, işkolu ve işyeri koşullarının birlikte gerçekleşmesi halinde, “Azotlu gübre ve şeker sanayiinde, fabrika, atölye, havuz ve depolarda, trafo binalarında çalışan sigortalılardan, 1. Çelik, demir ve tunç döküm, 2. Zehirli, boğucu, yakıcı, öldürücü ve patlayıcı gaz, asit, boya işleriyle gaz maskesi ile çalışmayı gerektiren işlerde, 3. Patlayıcı maddeler yapılmasında, 4. Kaynak işlerinde çalışanlar” için öngörülmüş olup; anılan madde koşullarının davacı yönünden gerçekleşip gerçekleşmediğinin bilimsel ve teknik veriler ışığında incelenmesi amacıyla oluşturulan kimya ve makine mühendisi ile hekim ve hukukçu bilirkişi kurulu tarafından sigortalının son çalışmalarının geçtiği Kırşehir şeker fabrikasında yapılan keşif sonucu düzenlenen 03.10.2011 tarihli raporda, şeker fabrikasındaki üretim ve revizyon döneminde geçen tüm çalışmalar yönünden itibari hizmet şartlarının gerçekleştiğinin bildirildiği, anılan rapora itiraz üzerine, Ankara Şeker Fabrikasında yapılan keşif sonucu kimya ve makine mühendisi ile göğüs hastalıkları uzmanı doktor bilirkişi heyeti tarafından keşif sonucu düzenlenen 21.05.2012 tarihli raporda ise, şeker üretiminin olmadığı revizyon döneminde itibari hizmeti gerektirir koşulların bulunmadığının bildirilmesi sonucu, revizyon dönemindeki itibari hizmeti gerektirir şartların mevcudiyeti yönündeki raporlar arasında çelişki olup, mahkemece, anılan son rapora itibar edilerek hüküm kurulmuştur.
Mahkemece, raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi için, işin yapıldığı iş yerinde revizyon döneminde keşif yapılarak, işyerinde yapılan işin niteliği ve üretim aşamalarına göre, davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Yasanın Ek 5/IV. maddesindeki şeker sanayi işyerinin revizyon dönemindeki çalışmaları nedeniyle sigortalının çalıştığı yerle ilgili olarak, 1-Çelik, demir ve tunç döküm, 2-Zehirli, boğucu, yakıcı, öldürücü ve patlayıcı gaz, asit, boya işleriyle gaz maskesi ile çalışmayı gerektiren işlerde, 3-Patlayıcı maddeler yapılmasında, 4-Kaynak işlerinde çalışanların itibari hizmet süresinden yararlandırılması gereğine ilişkin koşulların oluşup oluşmadığı, üretim ve üretimle ilgili teknik ve yardımcı birimlerin birbirlerine bağlantı ve uzaklıkları ile bir bölümdeki fiziksel dış etkenlerden diğer bölümlerdeki çalışanların etkilenme dereceleri de belirlenerek, davacı işçinin işyerinde yapmakta olduğu işin niteliğine göre, hangi zararlı etkenlerden ne şekilde etkilendiği hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde açıklığa kavuşturularak, varılacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, işin yapıldığı iş yerine yönelik inceleme içermeyen bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm kurulmuş olması isabetsizdir.

2-Kabule göre de, davacının itibari hizmet süresinin belirlenmesinde esas alınacak sigortalılık süreleri, davalı işverenden sorularak hükümde belirtilmesi gerekirken, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Yasasının 297. maddesinin 2. fıkrasındaki “Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir.” yönündeki amir hükme aykırı olarak, infazda tereddüt oluşturacak şekilde, “26/10/2000 01/10/2008 tarihleri arasında geçen kampanya dönemlerinde çalıştığı süre için itibari hizmet süresi (sigorta primi ödenmiş gün sayısı x 0,25 formulü ile belirlenecek süre kadar) verilerek sigortalılık süresine eklenmesi gerektiğinin tespitine,” karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O hâlde, davacı ve davalıların vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.

Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozmanın niteliğine göre sair hususların incelenmesine şimdilik yer olmadığına, temyiz harcının istek halinde davacı ve davalı Türkiye Şeker Fabrikaları A.Ş.'ne iadesine, 24.12.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.