Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-) Sanıkların olay tarihinde yakınan ...'in motorlu bisikletini almalarından hemen sonra kaza geçirmeleri üzerine, hasarlı bisikleti yakınana iade ettiğinin anlaşılması karşısında, yakınanın kısmi iadeye rızası bulunup bulunmadığı sorularak rıza göstermesi halinde iadenin soruşturma aşamasında yapıldığı kabul edilerek 5237 sayılı TCK’nın 168/3-1. maddesi gereğince 1/3 den fazla indirim yapılması gerektiğinin gözetilmemesi,
2-) 5237 sayılı TCK.nın 168/3 maddesinin, 31/3. maddesinden önce uygulanması suretiyle aynı kanunun 61. maddesine aykırı davranılmış olması,
3-) 5271 sayılı Yasa’nın 150/3. maddesi uyarınca, sanıklar ..., ... ve ... savunmasını yapmak üzere zorunlu savunmanlar görevlendirilmesi nedeniyle, savunmanlara ödenen avukatlık ücretinin, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 6/3-c maddesindeki düzenlemeye açıkça aykırı olarak, sanıklara yargılama gideri olarak yükletilmesine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekili ile sanıklar ..., ... ve ... savunmanlarının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığı ile 1412 sayılı CMUK’nın 326/son (5271 sayılı CMK.nın 307.) maddesi uyarınca sanığın kazanılmış hakkının korunmasına, 04/12/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.