SUÇLAR: Trafik güvenliğini tehlikeye sokma, suç uydurma

HÜKÜMLER: Mahkumiyet

1-Sanık ... hakkında suç uydurma suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Tüm dosya kapsamınına göre; olay günü diğer sanık ...'ın sanığa ait kamyonla Ankara'dan Denizli'de bulunan "..." isimli işletmeye yük getirdiği ve teslim ettiği, daha sonra kamyonla alkollü olduğu halde dolaşmaya başladığı, bu esnada telekoma ait direğe çarptığı, diğer sanık ...'ın kamyonuyla telekoma ait direğe çarparak zarar verdiğini öğrenen sanığın aracının diğer sanık ... tarafından çalındığını iddia ederek şikayette bulunduğu, diğer sanık ...’ın beyanlarının tanık ... tarafından doğrulandığı, sanığın şikayeti üzerine Denizli Cumhuriyet Başsavcılığının 2014/3224 soruşturma nolu 25.03.2014 tarihli kararı ile isnat edilen bu suçtan diğer sanık ... hakkında ek kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı verildiği anlaşılmakla; yetkili makamlara şikayette bulunarak işlemediğini bildiği halde, soruşturma ve kovuşturma başlatılmasını sağlamak amacıyla hukuka aykırı bir fiil isnat eden sanığın eyleminin 5237 sayılı TCK.nın 267/1. maddesinde düzenlenen iftira suçunu oluşturduğu halde, bu suçtan mahkumiyeti yerine suç vasfında yanılgıya düşülerek suç uydurma suçundan yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yasaya aykırı, sanık müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken CMUK.nın 321. ve 326/son maddeleri uyarınca BOZULMASINA,
2)Sanık ... ... hakkında trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Anayasa Mahkemesi’nin, 02.08.2022 gün ve 31911 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 21.04.2022 gün ve 2020/87 Esas, 2022/44 sayılı kararı ile; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununa 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanunun 31. maddesiyle eklenen geçici 5. maddesinin (d) bendinde yer alan “...kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış…” ibaresinin “...seri muhakeme usulü…” yönünden Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiş olması ve yargılama konusu suçun seri yargılama usulüne tabi olması karşısında; suç tarihi dikkate alınarak sanık hakkında 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 250. maddesinde düzenlenen seri yargılama usulünün uygulanabilmesi için yerel mahkemece dosyanın Cumhuriyet Başsavcılığı’na tevdii edilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, 13.09.2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.