Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı ortaklığın giderilmesi davasına dair karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.

Dava bir adet taşınmazın ortaklığının giderilmesi istemine ilişkindir: Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili dava dilekçesinde: taraflar arasında anlaşma yoluyla taşınmazın taksimi ve satışı mümkün olmadığından ortaklığın satış suretiyle giderilmesini istemiştir. Davalıya duruşma günü tebliğ edildiği halde duruşmalara katılmamıştır,
Paydaşlığın (ortaklığın) giderilmesi davaları paylı ve elbirliği mülkiyeti hükümlerine tabi mallarda paydaşlar veya ortaklar arasındaki hukuki ilişkiyi sona erdiren, birlikte mülkiyetten ferdi mülkiyete geçmeyi sağlayan iki taraflı, taraflar için benzer sonuçlar doğuran davalardır
Olayımıza gelince;Dava konusu edilen 4190 parsel davacı ve davalı adına kayıtlıdır. Davacı taşınmazın satış suretiyle ortaklığın giderilmesini istemiş ve yargılama sırasında tarihsiz ıslah dilekçesi ile satışın ortaklar arasında yapılmasını istemiştir. Davalı yurt dışında olduğu için dava ve ıslah dilekçesi konsolosluk kanalı ile 20.6.2011 tarihinde tebliğ edilmiştir. Davalı duruşmaya gelmediği gibi yazılı cevap da vermemiştir. Dava ve ıslah dilekçesi tebliğine rağmen duruşmaya gelmeyen ve cevap vermeyen davalı davacı tarafından ileri sürülen iddiayı red etmiş sayılır. Bu nedenle işin esasının incelenerek, umuma açık olarak satış suretiyle ortaklığın giderilmesine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru olmadığından hükmün bozulması gerekir.

Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 24.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.