Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Dava, su aboneliğine ilişkin fatura alacağı bakımından menfi tespit istemine ilişkindir. Mahkemece Yargıtay 13. Hukuk Dairesinin bozma ilamından sonra takip konusu miktarda davacının borçlu olmadığı ancak ek tahakkuk ile davalı kurumun 8.914,00 TL alacağının bulunduğu gerekçesi ile davanın kabulüne, takip dosyasında istenen miktarda davacının borçlu olmadığının tespitine, ek tahakkuk miktarı kadar davacı alacağı yönünden davalının yasal haklarının saklı tutulmasına karar verilmiştir.
Davacı, takip konusu borcun 2000-2009 yılları arası su kullanmadığı halde oluşturulan borç olduğunu ileri sürmüş, davalı ise borcun yönetmelik gereği, davacının sayacını saklamaması nedeniyle tahakkuk ettirdiğini savunmuştur. Eldeki davanın konusunu oluşturan icra takip miktarı ve yargılama sırasında oluşturulan ek tahakkuk tutarı aynı hukuki nedene dayalı, ancak miktarları farklı tahakkuklardır. Davacının 23.130,65 TL'lik icra takibine karşı açtığı menfi tespit davası aynı hukuki nedene dayalı olarak ve daha düşük bir miktar içeren ek tahakkuk tutarını da içermektedir.
O halde mahkemece, aynı hukuki nedene dayalı ek tahakkuk tutarı, icra takibine konu alacağın içinde bulunduğundan, menfi tespit davasının bu kapsamda değerlendirilmesi gerekirken, takip konusu alacağın dışında yeni bir alacak kalemi varmışcasına, menfi tespit davasının tümüyle kabulüne karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.

Yukarıda açıklanan nedenlerle kararın davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde ilgilisine iadesine, 24.12.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.