... ile ... ve ... aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kısmen kabulüne ve kısmen hüküm verilmesine yer olmadığına dair ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 23.02.2012 gün ve 40/144 ... hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı ... vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü:
Davacı vekili; vekil edeninin eşi...'in dava konusu 1794 ada 194 parsel ... taşınmazda, davalı ... adına kayıtlı bulunan 200/2202 payının yüz metrekarelik kısmını 18.08.1992 tarihli muhtarlık senedi ile o tarihte maliki olan davalı ...'dan satın aldığını, ölümü ile de mirasçıları olan müvekkillerine kaldığını, daha sonra taşınmazın yüz metrekarelik kısmını davalı ...'un diğer davalı ...'a sattığını açıklayarak, davalı ... adına kayıtlı olan 200/2202 hisseli taşınmazın yüz metrekarelik kısmının davacılar adına tesciline, olmadığı taktirde arsa bedeli ve arsa üzerindeki binanın bedelinin, davalılardan ...'dan tazminine karar verilmesini istemiştir.
Davalı ... vekili 20.10.2011 havale tarihli dilekçesinde, açılan davayı kabul etmediğini beyan etmiştir.
Davalı ... vekili yargılama oturumlarında davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, TMK. 2. maddesi gereğince objektif ve subjektif iyiniyet şartları dikkate alınarak, tapu iptali yönünden davanın kabulü ile teknik bilirkişinin 15.11.2011 tarihli raporunda B harfiyle gösterilen 85 metrekarelik kısmın son parsel numarası verilmek kaydı ile davalı ... adına kayıtlı 200/2202 hisseden, 85/2202 hissenin iptaliyle davacılar adına miras payları oranında tapuya tesciline, terditli talep edilen tazminat davası hakkında hüküm tesisine yer olmadığına karar verilmiştir. Hüküm, davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamından; dava konusu 1794 ada 194 ... parsele ilişkin tapunun 09.09.1974 tarihinde yapılan hisse satışından önce oluştuğu anlaşılmıştır. Davacı vekili, tapu dışı satışa dayanarak istekte bulunmuştur. Harici satışın yapıldığı tarihte dava konusu taşınmaz, tapuda kayıtlı bulunan bir yerdir. Tapuda kayıtlı bulunan bir taşınmazın haricen satışı Türk Medeni Kanununun 706, Borçlar Kanununun 213 ve Tapu Kanununun 26. maddesi hükümleri karşısında geçersizdir. Böyle bir satış, haricen satın ve devralan kişiye tapu kaydının iptali ve adına tescili yönünde bir hak bahşetmez. Bu nedenle, tapu iptali ve tescil istemi yönünden, davacının davasının reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesi hatalıdır.
Davacının terditli olarak talep ettiği arsa bedeli ve üzerindeki bina bedeliyle ilgili talebi yönünden; 10.07.1940 tarih ve 2/77 ... Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararına göre, "… tapu sicil muhafızlığının önünde olmaksızın ve kanuni şekle uyulmaksızın taşınmaz mal satılıp da bedeli satana ve taşınmaz malda alıcıya teslim ve sonradan bunlardan biri ferağdan veya teferrugdan çekindiği takdirde geçerli olmayan bir satış nedeniyle her iki tarafın verdiğini geri almaya hakkı mevcut ve satan aldığı parayı, alıcıda taşınmaz malı geri vermek borcuyla yükümlüdür…” denilmektedir. Bu durum karşısında anılan İçtihadı Birleştirme Kararıyla 07.06.1939 tarih ve 1936/31 Esas – 1939/47,07.12.1955 tarih ve 18/27 ... Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararları bu konuda yol göstericidirler.
O halde mahkemece yapılacak iş; geçersiz sözleşmeye dayalı bedel konusunda tarafların delillerini dosyaya sunmaları için kendilerine süre ve imkan tanınması, toplanacak deliller çerçevesinde denkleştirici adalet kuralı ve uyarlama ilkeleri gözönünde bulundurularak sözü edilen istekler konusunda olumlu veya olumsuz bir karar verilmesi gerekirken istek konusunda hüküm tesis edilmemiş olması doğru değildir.
Yukarıda açıklanan gerekçeler nedeniyle, davalı ... vekilinin yerinde görülen temyiz itirazlarının kabulüyle usul ve kanuna aykırı görülen yerel mahkeme hükmünün 6100 ... HMK.nun geçici 3.maddesi yollamasıyla uygulanacak olan 1086 ... HUMK.nun 428.maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK.nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve HUMK.nun 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve 505,00 TL peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine 24.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.