Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Sanığın savunmasının alındığı 11.01.2008 tarihli ve kararın açıklandığı 26.03.2008 tarihli duruşmaların CMK 185 maddesine aykırı olarak kapalı yerine açık yapılması giderilmesi ve yenilenmesi mümkün olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Sanık hakkında kurulan mahkumiyet hükmünün 6. paragrafının son cümlesinde, para cezası ödenmediği takdirde gün karşılığı hapis cezasının aynen infazına denilmek suretiyle, 5275 Sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 106. maddesine göre, çocuk sanık hakkında hükmedilen adli para cezasının ödenmemesi halinde hapse çevrilemeyeceği hususu gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... müdafiinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5271 Sayılı CMK'nun 303. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasındaki '' para cezası ödenmediği takdirde gün karşılığı hapis cezasının aynen infazına'' ilişkin kısmın hüküm fıkrasından çıkarılması suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 05.10.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.